31 Aralık 2009 Perşembe

Kardan Adam Pilavı


Yeni yılın herkese;sağlık,huzur,bereket ve gönlündeki tüm güzellikleri getirmesini diliyorum..

Eski bloğumu takip edenler bilir;iki yıldır bu pilavı her yılbaşı günü bloğuma koyuyorum :) bu yıl yine koyuyorum çünkü benim yılbaşı için favorimdir,belki yapmak isteyenler olabilir.



Malzemeler:
  • pilav
  • taze soğanın yeşil kısmı
  • karanfil
  • kırmızı biber
  • havuç


Yapılışı:
  • Önce pilavımızı bildiğimiz usulle pişiriyoruz.
  • Kalıp ya da elimizle gövdesini ve kafasını oluşturuyoruz.
  • Karanfilden gözlerini,havuçtan burnunu,taze soğanın sapından atkısını ve kırmızıbiberin sivri kısmı ile şapkasını yapıyoruz.

Yılbaşı Gecesi İçin Takı Alternatifleri

Bu gece takmak için sevimli takılar göstermek istedim.Ben  bu akşam kardan adamlı olanı takmayı düşünüyorum :)





Sakallı İpten Kardan Adam



Sakallı ipten elinizde kalmış parçaları bu şekilde değerlendirebilir,hazır yılbaşı gelmişken çocuklara armağan edebilirsiniz.


29 Aralık 2009 Salı

Elma Kurdu :)

Pisboğaz biri olarak(artık sağlığım için pek çok şeye dikkat ediyorum ama arada böle jelibon filan izni veriyorum kendime)ot-çöp yediğim için kendime çok kızıyorum  bu jelişleri yiyecekken aklıma geldi yine hiç meyve yemediğim,sağlığım için ne kadar lüzumsuz şey varsa tükettiğim.Ben de kendime bir oyun yaptım meyveyle aram yok ya dur dedim ben o an için elmayı kendime zorla yedirtecek bişi yapayım :D

Aklıma bu elma kurdu geldi :) tamam kabul ediyorum çok lüzumlu diil ama benim gibi meyve yemeyen çocuklarınıza meyveyi sevdirmek için "ahh yavrum bak elmalarımız kurtlanmış hadi ye,ham yapıver" filan şeklinde oyun yapabilirsiniz.Yaşım 25 ama gördüğünüz gibi hala kendi kendime oyun oynayabiliyorum :D


Malzemeler:
  • elma
  • solucan şeklinde jelibon
  • çöp şiş ve ya kürdan
  • elma oyacağı


Yapılışı:
  • Çöp şişle elmamızın üzerinde oyuklar oluşturalım.
  • Elma oycağı ile elmamıızn çekirdeğini temizleyelim.
  • Jelibonları oyuklara yerleştirelim.
  • Sonra da elmamzı hammm yapalım :D


28 Aralık 2009 Pazartesi

Bu İş Burada Biter ve Bu Kız Gider

Dün işi bıraktım.Bloğa da bu konuda bişiler karalıycaktım ama yorgundum yazımı bitirmeden kapattım ve çıktım.Bugün daha sakinim hem daha üsturuplu konuşacağım.Ben sanırım sinirliyken susmayı öğrenmeye başlıyorum yavaş yavaş :)


2 gün bir iş deneyimim oldu.İş güzel,mağaza güzel,semt güzel.İlk gün böle bir işte hiç deneyimim olmamasına rağmen pahalı ürünlerden sattım,müşteri kaçırmadım hatta ve hatta usta tezgahtarlar gibi yalan söylemeyi bile başardım.Kızına pembe renkli elbise aldığını söyleyen ve ona uygun bir renk ayakkabı almaya çalışan bir ablaya  aradığı numarada o renk ayakkabı olmadığı için ablacım fıstık yeşili de çok güzel olur pembeye pembe olmaz zaten, zıt renkler daha güzel olur  die yalan bile attım ben olsam pembeye pembe ayakkabı alırım :D elimizde sadece mavi ve krem rengi olan atkıların çok satıldığı için elimzide sadece o renklerinin kaldığını bile söyledim halbuki başka renk hiç olmamıştı  zaten:D görüyorsunuz tezgahtarlığı 1 günde nasıl kaptım ve uyguladım.Mağaza içinde ne nerede kaç lira gibi pek çok konuya hakim oldum sadece kaç yaşa uygun onu kavrayacaktım o da 2-3 günümü alıcaktı o kadar.Ben bu kadar yetenekli girişken olup kendimi başarılı bulmama rağmen insanların gözüne girmenin,kendini birilerine ifade etmenin mümkün olmadığını gördüm 2. gün.


İlk gün işe gittiğimde mağaza açılır açılmaz sanki orada çok uzun zamandır çalışıyormuşcasına her işe atıldım yeni gelin gibi süzülmedim,mal mal bakınmadım.Çalıştığım yer  2 tane yanyana mağaza sahipleri aynı ve kapı önünde 6 tane filan tezgah kuruluyor.O tezgahların üzerine tezgahların alamayacağı kadar çok fazla ürün yığıyorlarmış akşamları ise bütün giysileri tek tek katlıyorlarmış.Neyse iyi güzel hoş onu da çok sevdim giysi katlamakta ne var 2.5 saat sürüp boynumun tutulmasına sebep olsa da benim için zevkliydi.Tezgahların kurulmasına yardım ettim içerden dışarı taşıdık ettik,daha sonra ürünleri tezghlara taşıyoruz derken 1 saat geçiyordu.Ardından çaylar geliyor müesseseden o da güzel.İlk gün satış yaptım müşterilerle ilgilendim çok zevkliydi.Fakat öğleden sonra beni mağaza dışın aldılar sadece ben değilim 5-6 kişi kapı önünde çalınma olmaması için kolaçan ediyor.Müşteriye yardım edilcek bir pozisyon yok,fiyatlar yazılı ve bir yığın dolusu giysi var.Öyle ki o yığınları eşelemeyi gözü yemeyen müşterilerden hiç yanaşmayıp kaçanları gördüm.Şunu anladım ki müşteriye çok mal yığmak mesele değil ben bunu 1 günde anladım da patron olacak zengin hanım ticaret kadını bunu bugüne kadar öğrenememiş.Müşterilerden biri de kızım tezgahınız çok küçük istediğimiz gibi eşeleyemioruz patronunuza iletin diyince abla valla ben bugün işe başladım gir içeri ricanı kendisine ilet dedim :)  Aslında tezgah küçük diil ama çok mal koyunca çok satış yapacağını sanmak gibi bir yanılgıya düşmüş bence bu ticaret hanımı.Neyse ilk gün saatlerce dimdik durmaktan belim ağrıdı üzerine 2.5 saat süren giysi katlama,tezgahları toplama işleminden sonrada boynum tutuldu.Eve gelince kas gevşetici içtim de öyle geçti.Ertesi gün oldu yine angarya işe devam akşam tek tek katladığımız giysileri kendi ellerimizle tezgahlara dağıttık :S valla çok koydu akşam yüzlerce giysiyi katlayıp sabah kendi ellerimle bozmak.Neyse 1 saat kadar giysi mandalladım yani askılara taktım. Zevkli şeyler bunlar 2. gün mağaza içine hiç giremedim kapı önünde bir robot edasıyla akşama kadar dikeldim.Sadece 15 dk yemek arası verdim o da benim insiyatifimdi dışardakileri bekletmemek adına oyalanmadan yiyip çıkıyordum.2. gün hava yağmurluydu ve çok soğuktu yağmur çiliyor ve biz dikeliyoruz baktım millet ellerini cebine sokuyo,kollarını birbirine bağlamış filan sokaktasın çünkü sevgi yolunun ortasındasın.Ee ben de üşüyorum belim ağrıyor ve dik durabilmek için şekilden şekle giriyorum :D ben de ellerimi cebime soktum ettim filan patron abla beni o şekilde görünce canım o şekilde durursan şahsen ben müşteri olsam sana yanaşamam soru soramam kendini müşteriye kapatma dedi hakkaten çok üzüldüm ve ağlamama sebep oldu o an ben burada durmamalıyım dedim ve bu işin bana göre  olmadığını gördüm.Aradan yarım saat geçti patron abla önümden geçerken kendisiyle konuştum ben çünkü çok fazla atılgan olmama rağmen tam tersi görülmem o şekilde yargılanmam hakkaten beni çok üzdü ve bunu haketmedim die düşünüyorum.Kendisine izah etmeye çalıştım ben dikelirken belim ağrıyor ellerimi cebime sokup destek oluyorum dik durmak için,üstelik ben bu şekilde performans gösteremem kapı önünde zaten ilgilenilecek şey yok ben birşeylerle uğraşmalıyım hareket halinde olmalıyım yoksa dikelmekten belim ağrıyor beni içeri alırsanız benden verim alırsınız ben dün bile bunları bunları sattım ve size dışardan bile mağaza içinde ne nerede kaç lira söyleyebilirim dedim.Canım seni  henüz içeri alamam sen daha 2 günlüksün dedi,kadın haklı yeni eleman tabiki satışa hemen alınmaz ama içerdeki satışta görevlendirdiği sümüklü elemanlarının patronun  arkasından yaa bana dışarı çıkma dedi bilmemne die dedikodu ettiklerini,serzenişte bulunduklarını hatta ve hatta içerdeki müşterileri kaçırdıklaırnı görmüştüm ben olsam müşterileri kaçırmazdım.Neyse deneyim demek çalıştığın gün yılla alakalıymış galiba sendeki ışığı,isteği gören yok ulan Fulya bu kadar kamera var ve bu kadın sendeki bu ışığı görmemişse kör gözleri bunu hiç bi zaman göremez ve ben kapı önünde robot gibi dikelerek kendimi ispat edecek vakit harcayacak değilim,sağlığımı tehlikeye atacak hiç değilim  zaten marazlı bi insanım şeker gibi kızım yağmur altında eriyveririm bir de aman :).Ben bu işe bebek giyim mağazası die girdim satış filan yapıcam sandım ROBOT olacağımı bilmiyordum.Bu arada Allah böle işleri olanlara sabır versin  hakkaten bel fıtığı filan olacam sandım.Gün içinde biraz hareket etsem yorulmazdım ben hareketsiz dikelmekten yoruldum.Bana ilgilenebileceğim hareket halinde işler verilmesini  söyledim ama hanfendi öyle bişiyin  şu an için olamıycağını beni pasif gördüğünü hatta daha önce fırtına gibi elemanlar gördüğünü söyledi.Bende  ha öyle mi sen fırtına gibi elamanlar çalıştırdıysan ben de rüzgar gibi gelir rüzgar gibi giderim bu işyerinden dedim ama içimden :D ablamın müşterisi olduğu için sustum saygı da kusur etmedim ama tanımıyor olsam o kelimeyi de yüzüne söylerdim.


Sizin anlayacağınız işim ROBOTLUKTU.Bebe giyim filan diil ben sabredip performansımı gösterebilirdim ve içeri hatta bilgisayar bilgimden  dolayı kasaya bile alınabilirdim(kasadaki kızın fiyat için kağıt hazırladığını gördüm nakit 10 tl yazıyordu mesela ve aptal kız yazının puntosunu ayarlayamayacak kadar anguttu,kapı önündeki elamandan yardım aldı bunun için,ulen benim blogcu yaşlı teyzelerim bile bugün yazı fontlarını, puntolarını biliyo beee :D) kasadaki en uzun süreli 5 yıllık elamanı bile yerinden oyanatabilirdim belki ama patron hanım eski elamanlarına bağlanmış ben ne kadar performans gösterirsem göstereyim o sümüklüleri yerinden oynatamıycağımı gördüm çünkü patron bana aa sen bundan daha iyisin seni bu göreve alıyorum dicek kapasitede biri değildi.Sittin sene çalışmam gerekli bende de o sabır yok bir daha böle bir işe girersem şayet 2 sene böle bir işte çalıştığımı söyleyeceğim doğrucu davut olmıcam bida :D ha bir de mide bulandıran her işyerinde olan dedikodu,gruplaşma filan dediğimiz çirkin bir olay var o da beni üzmedi diil.29 yaşında evli barklı o mağazanın en eski 5 yıllık personelinin(puntoyu ayarlayamayan anguttan bahsediyorum) yemekçi abla hakkında yüzüne gülüp arkasından gözleri bozuk ve gözlük kullandığı için dörtgöz dediğini duydum.Tuhafıma gitti şaşırdım ve üzüldüm böle şeyler karşısında susabilen biri olamadım ben hiç bi zaman fakat o an onu yuttum oda bende kötü bir etki yarattı bu ahlaksızlar ben işe yeni girdim die acaba arkamdan benimde dedikodu edip herhangi bir uzvumla yada giyim tarzımla dalga geçiyor mudur die düşündüm.İşin açığı onlar o işte tecrübeli olabilir yıllardır bu işi yapıyor olabilir ama kişilik olarak kendimin o insanlara birkaç gömlek fazla olduğunu gördüm.Ben ilkokula giderken duymuştum en son insanların gözlük takanlarla dörtgöz die dalga geçtiğini,söyleyenler çocuktu akılları ermiyordu.29 yaşında ellere karışmış bir kadının kendinden yaşça çok büyük birine böle demesi hakkaten çok tuhafıma gitti.Kısacası robotluk yapamıycağımı gördüm eğer bir gün robotluk yapabileceğimi düşünürsem koruma ve güvenlik görevlisi ya da infaz koruma memuru filan olurum.Ne iş yapıyorsun dediklerinde şey aslında ben bebe mağazasında çalışıyom ama görevim robotluk demek zorunda kalmam işimin bi adı olur en azından :) neyse benim için güzel bir deneyimdi tecrübeydi ben de hatalıyım çok çıtkırıldım biriyim,fevriyim,haksızlıklar karşısında tahammülüm hiç ama hiç yok fakat ben hakkaten o sümüklülerin performansını ve laklak yaparlarken patronu görünce hazırola geçip sahtekarlık yaptıklarını görünce bunu haketmediğime kanaat ettim(hoş insanoğlu hayatta hep haketmediği şeylerle karşılaşıyor sadece ben değilim,hayatın anlamı bu aslında ama ben de sahtelikler,kahpelikler karşısında çok güçsüz dayanıksız,üzülen biriyim) ve içimden sen arkandan konuşan içeride müşteri kaçıran sümüklü elemanlarınla fırtına gibi esmeye devam et dedim.Akşam oldu hanımağa işten erken ayrılıcaktı durdurdum ve Sevgi hanım akşam çıkışımı alabilir miyim dedim neden? dedi nedeni yok dedim halbuki pek çok nedeni vardı ama kendimi hanfendiye tanıtmak gibi zahmete girmedim ben kendime güveniyorum böle bir mağazada angarya işte nereye gitsem çalışabilirim beni 2 günde görmemişse bundan sonrada görmesin umrum diil.Ona elaman çok bana iş çok şaka şaka bana iş yok biliyorum :)sonuçta ben çıkınca satışlar durmadı köklü bir yapı satışları iyi,ben de ölmedim hayat devam ediyor elbet :)

Ha bu arada bana 2 gün için 30 TL verildi.Ben daha önce de kamu kurumunda çok az mebla kazanmıştım o kadar bereketliydi ki üstüme başıma bişiler,çeyizime bişiler ve sevdiklerime hediyeler alabilmiştim.Ben bereketsiz olduğuna inandığım google/adsenseden de  siteme koyduğum reklamlardan para kazandım aynı şekilde o parayla da çok faydalı şeyler aldım öyleki o bereketsiz olduğuna inandığım parayla çeyrek altın alıp yatırım yapmışlığım bile vardır:D ama buradan aldığım para çok bereketsiz oldu sadece kontor ve yılbaşı için çeyrek bilet alabildim.Zaten asgari ücret vereceklerini düşünürsek 30 TL diildi benim hakkım en az 40-45 TL vermeleri gerekiyordu.Ben o vermedikleri 10 lira ile zengin olmıycaktım ama patron abla belki zengin olur mağazalarına bi kaç ürün daha fazla alır.Neyse bu iş te bana göre değil gördüm,tecrübe kazandım.

25 Aralık 2009 Cuma

Vakit Tamam;yarın işbaşı


Allah izin verirse yarın işe başlıyorum.Bir hafta deneme süreci olacak,umarım bana verilen işi yaparım ve yaptığım işi beğendirebilirim.Bebek,çocuk giyim(beşik,kapı süsü,ana kucağı,biberon,bebek arabası filan hertürlü zerzevatta mevcut) mağazasında çalışacağım.İzmir genelinde birkaç tane mağazası olan bir kuruluş.Ben bizim semtte olanına girdim çok sevinçliyim çünkü orası bizim zaten hava almak için haydi şöle bir yürüyüş yapalım diyip gittiğimiz Forbes dediğimiz sevgi yolunda :) yani evime 10 dklık bir yürüyüş mesafesinde.Üstelik aşçıları varmış ve öğlen yemeği de veriyorlarmış.Zaten yer benim bildiğim yer kısacası benim çöplüğüm,benim semtim o nedenle çok seviniyorum yani her an işyerine bir komşu teze girebilir :) o mağaza benimde daha önce çok girip çıktığım bi yerdi üstelik kuruluşun bir tane de bijuteri mağazası var yine sevgi yolunda.Tüm takı tokalarımızı aldığımız yerdir.Çevreyi,mekanları bilmek beni işe ısındırdı diyebilirim.Üstelik ben çocukları çok seviyorum onların minicik giysileri filan da hep hoşuma gitmiştir çocuğum olmasa bile tanıdıkların veletlerine baktığım olurdu.Sabah 9:00 akşam 20:30 çalışacakmışız haftaiçi bir gün izinli olucakmışım.Akşam haberleri izleme keyfim vardır benim onu kaçıracağım ve akşam olunca ailemle oturup yemek yiyemeyeceğim,sadece buna üzülüyorum  bu nedenle akşam 7 de filan çıkıyor olmayı isterdim açıkçası :)

Ama neyse bu krizde,heleki benim gibi deneyimsiz( daha önce 1 ay bir kamu kuruluşunda görev  aldım üstelik sigorta açılışım hayatımda işe ilk başladığım gün oldu öle bir şansım olmuştu bu her kula nasip olacak bişi diil bilirim) birinin iş bulması çok zordu.Üstelik evime yakın ve sevebileceğim bir iş bulmak hiç te kolay olmıycaktı.Zaten bu işi de ben bulmadım ablam sayesinde oldu.Benim ablam optisyen ve yıllardır müşterisi olan bayan geçen gün gözlük almaya gelmiş ve ablam mağazalarından birinde elemana ihtiyaç olup olmadığını sormuş.Eleman ihtiyacım yok ama kim için diyince ablam da kardeşim için demiş.Öleyse yarın gelsin demiş işte böle oldu umarım hakkımda hayırlısı olur ama ben gerçekten seviniyorum.Bu arada benim için önemli olan bişi var alacağım ücret ne olur bilmiyorum(çok bir maaş beklemiyorum açıkçası)ama sigorta benim için önemli.Çünkü bende yaşlandığımda bir gelirimin olmasını istiyorum zaten yıllarım boşa geçti çalışmayı düşünmediğim için evet biraz pişman oldum ama hiçbişi için geç kalınmış diil.Umarım sigorta yaparlar bu benim için en önemli şey çünkü çalışmayı isteyiş sebebim öncelikli olarak bu zaten.E tabi kendi paramla çeyizime bişiler almak sevdiklerime hediye almak isteği de ardından geliyor :) Bana şans dileyin oldu mu inşallah göze girerim de beni çıkarmazlar ya da emeğimin karşılığın alırım da çıkmam :)

Not:Bu arada bir tükkan açmıştım ama orayla ilgilenemeyeceğim.Çünkü çok sorumluluk ve titizlik isteyen bir şey internetten alışveriş.

23 Aralık 2009 Çarşamba

Mimlenmişim :)

Sevgili Tekno-Max beni mimlemiş saolsun.Ben de kimse beni mimlemiyo,elleşmiyo,sobelemiyo-ebelemiyo die içerliyordum iyi oldu :D

Bugün biraz yoğundum o nedenle soruyu doğru anladığımdan bile emin değilim ama anladığım şekliylen cevap vereceğim canım öle istiyor :)

2010 dan beklentilerin diye sormuş meraklının biri ve bu mimi ortaya atmış :)

Gerçekçi olmak lazım biraz.Boşuna hayal kurmamak lazım çünkü insan istediklerini bütçesi varsa alabilir ben çalışmadığım için hep aza kanaat etmiş ve bişiler isteyen bir insan olmamışımdır hiç bi zaman.İsteklerim maneviyat oldu o da Allah'tan ama ben yine de finansörüm ablam bloğu belki okur die maddi bir kaç istek sıralayayım Noel Abla olur kendileri :)

*Önce Allah'tan sağlık istiyorum(annem şeker hastası ve gözüne vurmuş durumda ileri gitmesinden korkuyorum,bizim  ailede şekerden organları zarar görmüş insanlar var bu nedenle önce sağlık diyorum)

*Anne babamın,tanıdıklarımın başımdan eksik olmamasını diliyorum(ölümden bahsediyorum her can tadacak biliyorum ama olsun Allah o acıyı tattırmasın istiyorum)

Sağlığın yerinde,büyüklerin başındaysa,başını sokacak evin,sıcak yatağın ve yiyebileceğin bir tabak yemeğin varsa haline şükret derim ben ,tüm isteklerim bunlar.

*Hayırlı bir eş ve artık çoluk çocuğa karışmak istiyorum.

*Bana uyan bir ortam olursa artık iş istiyorum(bunun için benim çabam gerekli tabi biliyorum)


Maddi istekler(Noel abla umarım görür)

*Laptobuma şarj aleti(1 yıldır alınacak)

*Singer dikiş makinesi(dikiş dikmeyi  de öğrenmek istiyorum tabi)

Ben de Nur ablamı mimliyorum :)

13 Aralık 2009 Pazar

Soslu Patatesli Fırında Köfte

Vejeteryan diilim ama köfte,sucuk,sosis dışında pek başka şey yemiyorum(tavuk suyuna çorba,tavuk suyuyla yapılmış pilav,kıymalı-etli yemekler filan  yemem).Ehh işte bu nedenle köfte benim bulunmadık hint kumaşım :) köfteyi evirip çevirip her halini yemeye çalışıyorum.Bu yemek İzmir köfteye benziyor biraz ama İzmir köftede yemeğin içine katılanlar önce kızartılır ve bu yemekteki gibi soğanlı sos yoktur.



Malzemeler:

köfte için;

  • kıyma(istenilen miktarda)
  • 1 soğan
  • bayat ekmek içi
  • 1 yumurta
  • maydanoz
  • karabiber,kimyon,tuz

  • patates
  • sivri biber
  • domates
sos için;
  • 1 soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • karabiber,tuz,sıvıyağ
     
Yapılışı:
  • Patateslerimizi yıkadıktan sonra kabuklarını soyalım ve elma dilimi şeklinde büyükçe doğrayalım.
  • Bir kaba rendelediğimiz soğan,salça,sıvıyağ,tuz ve karabiberi koyalım ve sosu iyice karıştıralım.Doğradığımız patateslerimizi bu sosun içine koyup bekletelim.
  • Patatesler kenarda beklerken köfteleri hazırlayalım.
  • Kıymamızın içine rendelediğimiz soğanı,tuzu,karabiberi,kimyonu,yumurtayı,ince kıyılmış maydanozu ve bayat ekmek içini alalım,yoğurup köftelerimizi hazırlayalım.
  • Borcam kaba bir patates bir köfte olacak şekilde sıralayalım.Tabağın dibinde kalan sosa azıcık sıcak su(1 çay bardağı kadar) ilave edip yemeğe ekleyelim.
  • Üzerine dilimlediğimiz biber ve domatesleri koyup fırında pişirelim.

4 Aralık 2009 Cuma

Acılı Ekşili Çorba

Bu akşam canım değişik birşeyler çekti.Böle acı,ekşi filan tadında.Salata yapıp bol limon sıkayım dedim ııh yok,dedim mercimek çorbası yapıp limon sıkayım ayy hayır yok böle canım başka bişiler istiyo sanki.Canımın ne istediğini bilemediğimden o an bir çorba uydurdum.Ben aslında tel şehriye,arpa şehriye gibi uğraştırıcı olmayan çorbalara çorba demem ve pek tercih etmem ama akşamın 9unda da ne yapılabilir ki ne istediğimi bile tam bilmezken :) Benim çok sevdiğim bir yemek var onun suyuna bayılıyorum.Ama o yemeği yapmam imkansızdı çünkü meşakkatli bir yemek(o yemeği de birgün bloğa koyarım) bende o yemeğin suyuna ne katılıyorsa aynını bu çorbaya uyguladım.Uyduruk ama o an canımın çektiği tadı buldum sonunda üstelik çabuk hazırlanabilen tarifinin de tamamiyle bana ait olduğu bir çorba oldu.Evdekilerden de onayı aldı(ben zaten pisboğaz olduğum için benim fikrim pek önemli diil).Soğuk kış günlerinde hele ki hasta grip filansanız çok iyi gider.Offf süper acı ve ekşi bayılıyorum yaa.Yazarken bile çorba aklıma geliyooo kendimden geçiyorum :)

Yemek yapınca özelliklede yiyince mutlu olan başka sapık gördünüz mü? :D

Soğan,sarımsak,baharat ve limon mutfakta vazgeçilmezlerimdir.Onları biyerlerde muhakkak kullanırım.


Malzemeler:
  • 1 orta boy soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1yemek kaşığı kadar domates salçası
  • sıvıyağ
  • sıcak su(göz kararı)
  • 2 çay bardağı kadar arpa şehriye
  • 2-3 limon suyu
  • acı pulbiber,karabiber,kimyon,kuru nane,tuz
Yapılışı:
  1. Soğanımızı küp küp doğrayalım.Bir tencereye sıvıyağımızı koyup soğanlarımızı pembeleşene kadar kavuralım,pembeleşmeye yakın dövülmüş sarımsaklarımızı da ekleyelim(sarımsakları daha sonra ekliyoruz çünkü soğan daha geç kavrulduğu için sarımsaklar yanar)
  2. Kavrulan soğan ve sarımsaklarımıza salça ekleyip biraz çevirelim salçamız açılsın.
  3. Ardından sıcak suyu tenreye alalım ve içine arpa şehriyelerimizi katalım,tuzunu ekelim.
  4. Şehriyeler şişmeye başlayınca  baharatlarımızı ekleyip,limon sıkalım suyu az gelmişse sıcak su ekleyebilirsiniz ben göz kararı yapıyorum.Limon isteğe göre azaltılabilir,ben ekşiyi çok sevdiğimden fazla kullanıyorum.