Arkadaşla konuşuyoruz da... daldık birden küçükken oynadığımız oyunları anlatmaya :)
Biz iki kız kardeşiz o nedenle oyun konusunda pek sıkıntı çekmedik :D
Hem sokağımızda da bizim gibi iki kızkardeş olan çok arkadaşlarımız vardı,erkekler de cabası.(hala varlar ve evliler çocuklarını seviyoruz şu an) :)
Çok küçükken oyunlarımızı genelde evde oyanardık.
Komşu Komşu Huu:Ablam genelde vitrinli yani gösterişli odayı seçer bana çirkin oda kalırdı :)
O zengin bense naçar,çeresiz kalmış komşuyu canlandırırdım hiç unutmam :D
Oyunumuzun gidişatı hep böyle olurdu;komşu komşu huu ...ablam açardı kapıyı,"ayyy komşu gel otur" filan neyse nasılsın iyimisin faslından sonra ben "komşu ya benim kocam öldü" ya da "evim yıkıldı "gibi iki şeyden birini söyleyerek ağlıyo gibi yapardım bu da zengin kontes ya ay üzülme şekerim gel bende yaşa modunda beni ömrünün sonuna kadar evinde misafir edebileceğini söylerdi :D kendisi de kocası ölmüş,koca parası yiyen konkenci kadın tiplemesinde olurdu hep. Vitrindeki annemin çeyizinin önemli parçalarından fincan takımları 5 çayımız için en nadide parçalarıydı oyunumuzun.Birde tabaklar çıkarıp mandalin soyup ikram ederdi hiç unutmam :)ben artık onun evinde yaşamaya başlardım.
Sonra bizim bir monçiçi oyuncağımız vardı parmağının biri emzik şeklinde,tüylü maymunumsu bir oyuncaktı belki bilenleriniz vardır :)o oyuncak hep ablamın çocuğu rolünü üstlenirdi :D acıkınca parmağını ağzına sokar karnını doyururduk filan :D
Birlikte yaşamaya başladık ya artık o parti senin bu alışveriş benim gezerdik evin içinde.Partiye gitcez ya gardrobun içine girip aklımızsıra duş alırdık.Parti hazırlığı içinse annemin makyaj malzemlerinden ve topuklu ayakkabılarından destek alırdık :D
2)Kağıt kapmaca:Bizim evde iki yanyana oda var kapının altı boşluk tabi.Ablam bir odaya geçer ben diğerine geçerdim kapının altından kağıdın bir parçasını ittirip diğerimizde yakalamaya çalışırdık.Bazen de o kağıda notlar yazardık gıcık gıcık.Bazı sinir bozucu notlardan sonra kapıyı açıp birbirimizi dövmeyi de ihmal etmezdik :D
3)Masal Anlatma:Biraz büyüdükçe akılda geliştikçe ticarete dayalı oyunlar oynamaya başlamıştık.Böle kandırmalı şeyleri küçükkenden beri yapamazdım.Ablam insanları küçükken de çok güzel etkileme,kandırma yeteğine sahip biriydi :D
Bizim evin alt katında aralık dediğimiz bir bölüm var anneannemin evinin orada.Merdiven altı olduğu için biraz karanlık kalıyordu.Mahalledeki arkadaşlara para karşılığı masal(bildiğiniz kırmızı başlıklı kız hanselle gratel filan) anlatırdı ablam sanki seansa girer gibi sırayla alırdık arkadaşları aralığa.Bense masal için bekleyenleri sıraya alırdım yalancının yamağı rolündeydim :D
4)Çekiliş;bizim mahallede yine bizim gibi iki kız olan Aysel'le Didem vardı.Babaları mahallemizin bakkalıydı.Biz evden bir kutu bulup evdeki minik biblo yada kullanılmayan eşya vb. şeyleri toplar kutuya doldururduk.Ablam bu iki kardeşi hep salak yerine koyardı;"hadi çikolata şeker getirin size çekiliş yapıyım" derdi bu kızlarda gidip babalarının dükkanından bol bol çikolata şeker getirirdi.Onları çekilişe koyardık hadi bakalım şimdi para verin ve çekiliş yapalım derdi ablam.Para karşılığında arkdaşlara çekiliş yapardık ama genelde çekilişin içindeki malzemeleri bu iki arkadaşımızın babalarının bakkalından bu yolla temin ederdik :D bu arada annem evde biblo miblo bişi eksildiğini anlayınca ablamla ben kaçıcak delik arardık çünkü biz onları çekiliş usulü arkadaşlarımıza dağıtıyorduk karşılığında para kaznaıyorduk bakkalda harcamak üzere:D
5)Bizim ev 3 katlı en üst katta dayımlar otururdu.Terasımız çok güzel güneş alır.Biz 4 kuzendik o yaşlarda.Kuzenlerden biri Kuşadasında oturuyordu ve her yaz tatilinde İzmire geliyordu biz 4 kuzen leğenlere su doldurup havuz yapıyorduk.Yaşım itibariyle bana hep küçük leğen denk gelirdi :( büyük leğende yüzebilmek için yaşça büyük olup o hakkı elde etmek gerekiyordu :D
6)Arkadaşlarla gün yapardık;birbimizin bahçesinde piknik havasında geçerdi :) makarna,salça ekmek,reçelli ekmek ne bulursak yerdik :D
7)Biraz büyüdük bisikletler çıktı.Pinokyoydu sonra bianchiler yerini vitesli interbikelar aldı .O dönem İnterbike alabilmek herkesin harcı diildi olanlar olmayanlara vitesli bisiklete bindiği için hava atardı :D "Seninki 18 mi aa benimki 21 vites" die hava atıp vites kavramını da o yaşlarda öğreniyorduk :D
birüsü çocuk bisikletlerle tur atmaya çıkardık.
8)İp atlardık;bir ipin içine bi kaç kişi girip köşeler oluşturulanı hani.
9)İsim-hayvan-bitki-şehir,kim kiminle nerede ne yapıyor,papaz kimde ,taso... bu liste uzayıp gider böyleee ...
Not:Bu postta eksik kalan değinmediğim daha çok oyunumuz var ama şimdilik bu kadar olsun gerisini siz bana hatırlatın bakalım :)
4 Ekim 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
7 yorum:
hehe evet evet konuştuğu arkadaş benim.. Ama ben tasoyu unutmuşum kız ii hatırlattın. sonradan onların dönen leri falan çıkmıştı dönen taso.. Bu arada fuliş bi gün toplanalım yine filizi de alıp salça ekmek yiyelim söz yanına daha güzel lezzetlerde yapıcam :)
Ayy ne güzelmiş yaa,çok eğlenceli cidden.nomalde küçükler daha cin olurlar ama,sizde durum farklıymış,biz de iki kız kardeşiz ama,bu kadar oyun oynayamadık malesef..Yine de bazı oyunlarımızı hatırladım:) nostalji yaptım kendi kendime seni okurken,sanırım biz en çok evcilik oynardık,kuaförcülük bir de :) çocukluk gibisi yok yaa..
Heehe ne güzel oyunlar :) Siz abla kız olmanın avantajını iyi kullanmışınız. Malesef ben evciliklerimi kendi başına oynamak zorunda kalan bir çocuktum :) Ablam oynamazdı benimle, oysa yaş farkıda çok değildi ama o televizyon izlemeyi daha çok severdi. Bende yastıklara eşarp bağlar onlara çay ikram ederdim. Ayy fulya senin yüzünden efkar yaptım haa ne hayalperest bir çocuklukmuş benimkisi :D
biz mahallenin erkekleri ile taş yarıştırırdık. en uzağa kim atabilir en kocaman taşı konseptinde!
Bir de aşağı mahallenin çocukları ile aramızda bir asfalt yokuş vardı, o yokuşa her gece farklı farlı çizimler yapar, sloganlar yaratırdık. kendimizce kapışırdık işte:))
baya zengin oyun çeşitleriniz varmış :))
Tekno-Max;ayıpsın o oyunları oynamaz olur muyuz hiç.
ben onları herkes biliyor die yazmadım.Saklambaçta beni bulamazlardı çünkü sokağın dışına saklanma yasağı olduğu halde sokağın dışına saklanırdım :D
Sonra bizim oraya park yapıldı kaydırağını çamurlarını silip ilk kayan da bizdik belediye işçilerinin başında bekliyorduk park yapımını seyrederdik kedinin ciğer beklediği gibi parkın açılışını beklemiştik.
ne zaman biticek ne zaman biticek derken adamlar hadi koşun evden bez getirin kaydırağı,salıncakları silin ve binmeye başlayın demişledi :D
Hem parkımızın içine basket sahası yapılmıştı basketle de o zaman tanışmıştık 9 aylık mı ne die bir oyun vardı hatta onu oynardık hep.Benimse karpuz atmakta üzerime yoktu "karpuz atmak" terimini duydun mu ?:D
Senin oyunlarda çok çeşitli imiş ve nedense içinde kızların olduğu oyunlarmış hep :D
Yorum Gönder