6 Eylül 2010 Pazartesi

Fuar'da Bu Sene..

İzmir Fuarından daha önce burada ve burada bahsetmiştim.Geçen yıl fotoğraf çekmediğim için paylaşım olamamıştı ama bu bir gelenektir ve biz her yıl muhakkak gideriz :)  "ayy önceden fuarlar böyle miydi,ne kadar uzun sürerdi" die söylenir geçmişi özlemle anarız.

Erkeklerin nasıl askerlik anıları bitmezse bir İzmirlinin de fuar anıları anlatmakla bitmez.Önceleri fuar 1 ay kadar sürermiş ve o yıllarda 10 gün daha uzatılması için bir istek olurmuş.Şimdilerde ise 10 gün hatta bir haftalık bir süreçte fuar kapanıyor.Bu yıl fuara bir kez gidebildim ve yine en son güne sakladım kendimi.Gitmezsem içimde kalırdı yani bir kez olsun ne var ne yok görebilmeliydim.

Ben küçükken bu fuarın içinde hayvanat bahçemiz de vardı(şimdi Sasalı denen ve benim henüz gitmediğim,İzmir merkeze uzak bir yere taşındı).Türlü türlü hayvanlarla orada tanışmıştık.Hatta fuarın simgesi haline gelen bir Pak Bahadır'ımız vardı ki sormayın.Şunu okuyunca bile insanın çocukluğu aklına geliyor bir başka hüzünleniyor.




Hem sonra sihirli aynalar vardı;şişmanları zayıf,zayıfları şişko gösteren ve insanın suratını şekilden şekle sokan.. Çocukken büyük keyifti babam,ablam ve ben o aynaların karşısına durup değişen şeklimize bakıp kahkahalar atmak.Çocukluk böle bişi işte,ota boka gülebilmek :)

Hoş ben hala herşeye gülebilen biriyim,demek ki içimdeki çocuk ölmemiş hala yaşıyor :)


Sonra büyüdük,bir arkadaşımızın sevgilisi polisti ve fuar döneminde fuarda görevlendirilmişti.Bu da demek oluyor ki fuara beleş girmek hatta tüm konserleri özel bölümden en önden izlemek :)

Aynı sokakta doğup büyüdüğümüz çocukluk arkadaşlarımız vardır.Hep birlikte toplanıp fuara giderdik,lunaparkta kuyruğa girip oyuncaklara binmeye çalışırdık.

Sene 2004 filan.. 5 arkadaş gittik fuara.Korku tüneline binecez ama saat te 24:00 e filan gelmek üzere ve bayan başımıza geri nasıl dönecez,otobüsü kaçırıcaz filan die düşünüyoruz ama binmeden de gitmek istemiyoruz zaten o saatte çok geç olmasına rağmen herkes dışarlarda fuar sebebiyle yollar kalabalık.Korku tünelinin kuyruğu da sanki banka kuyruğu ve bize saat kaçta sıra gelicek meçhul.

Benim çok işbilir ablam böle şeyleri pek bilir ve ustalıkla yapar(ben hiç ona çekmemişim :D) aralardan sıvıştırdı bizi milletin önüne geçtik.Kuyruğun sonunda olmamız gerekirken 5 kız birden kuyruğun orta yerindeydik :D

Biz 3 kız sırayı beklioz ablam ve bir arkadaşta başka oyuncaklara bakmaya gittiler.

Bizim yanımıza 2 tane genç yaklaştı;"kızlar tanışabilir miyiz?" filan biz 3 salak
bunlara cevap bile veremiyoz.Şimdi olsa diil çantayı kafasına geçirmek valla ayağımdaki ayakkabıyı çıkarıp kafasına vurdum muydu yıldızları saydırırım :D

Neyse ablamla yanındaki arkadaşımız pek cabbar,deyim yerindeyse erkek gibi kız.. Anam bizimkiler bir geldi;"Hoyttt,höyttt noluyo burda?" :D

Biz dedik böle böle..

Ablamın,"gelin bakim buraya lunapark sapıkları" filan die çıkıştığını mı unuturum :D

Yoksa..
Sonra bi sene de motor show vardı ve lakapları  İtalyan Çekirgesi olan bir grup gelmişti.Motorlarıyla show yapıyorlardı.Gösteriyi izleyenlerden seçip yere dizip üzerlerinden uçuyorlardı.Motorsiklete binmeyi sevenler olarak bizim için inanılmaz keyifli bir gösteriydi.

O İtalyan yakışıklılara minnak genç kız aklıyla hoşaf hoşaf hoşlaşarak baktığımızı da hiç unutmam(o yıl fuara 3 kez gitmiştik sırf onları daha çok görebilmek için :D) Alberto benim,Fabrizio .. 'nın (nokta nokta diyorum çünkü bu kıslar şu an evliler ve kocaları mazallah bunları keser meser :D).Alessandro bilmemkimin,Ugo,Matteo,Fulbio,Roberto ve diğerleri.. 15 kişilik bir çekirge sürüsüydüler :D

İngilizcemi ilerletmediğim için pişman olduğum gün de sadece o gündü :D

Geçen gün fuar diince aklıma geldiler de googledan baktım bunlara soyadları neymiş bakalım bulabilcem mi bunların izini die :)


Not:Sevgili Alberto Piompo bu satırlar sana,ola ki bir gün googledan kendini arar da bu vesileyle beni bulursan çok mutlu olacağım Allah büyük,dünya küçük :D tabi önce Türkçe örenmen lazım sana ithafen yazılmış satırları çözebilmen için.


Yaa işte böle daha ne anılarımız var fuarda;benim,annemin,annanemin 3 kuşak neslin anıları..


Eski fuarların hakkaten tadı yok yaşım çok büyük olmasa da bunu ben bile söyleyebiliyorum ne yazık ki..


Gelelelim bu seneye...


Fuar dediğimiz yer bilinen fuarlar gibi kapalı bir mekan diildir koskoca bir alan ve sokaklarda yürür gibi yürürsünüz.
Sağlı sollu standların,palmiyelerin arasında :)


Kapalı bölümlerde vardır 1 nolu pavyon 2 nolu pavyon gibi.. 
oralarda da gerek yerli gerek yabancı pek çok firmanın standları vardır.
Mesela ablamla bir mobilya firmasının standında salakça bir poz vermişiz bunun gibi :D

Bu arada o pembe şeyden evlenince yatak odama alıcam :D

Bu yıl misafir il Gaziantep'ti..





Bu da Denizlili olduğunu öğrendiğim hatta yaptığımız alışveriş sonrası ufak bir sohbetten sonra kendilerine bloğumda yer vereceğimi söylediğim bir firmaydı :D Bu işten para filan almadım,bedava saatte almadım abla çok tatlı dilliydi bak sizi yazacam dedim :D mermer üzerine yapılan işçilikler çok güzeldi.

Tatsu mermer,Tatsu mermer en güzel mermerrr .. (reklamlar bitti :D)

Bu arada benim gecikmiş bir teşekkürüm vardı Tarhana Baba'ya..

İnternette bir çekilişe katılmış ve lezzetini bildiğim o meşhur Uşak tarhanasından kazanmıştım 1 ay önce.Annem Uşaklı o nedenle o tadı çok iyi bilirim.
Bloğumda yer vericektim hatta.Üşengeçlik...:D Standlarını görünce hemen isimleriyle hitap edip yaklaştım kendileriyle mailleşmiştik önceden.Bloğumdan geciken teşekkürümü yüzyüze etme şansı buldum fuar vesilesiyle çok iyi oldu.Tanıtım amaçlı dağıttıkları tarhanalarından da  içtim bir bardak :D


Benim atlamaya cesaret edemiyeceğim,kalbimin böle bir heyecanı götürmeyeceğini bildiğim şeyi ablam yaptı ve paraşütle atladı.

İşte böle..


Gelsin 80. İzmir Enternasyonal Fuarı...

3 yorum:

çiğdemmm dedi ki...

bu yazıyı benim yayınlamam lazımdı aslında bir fuarcı olarak..ama çok güzel bi yazı olmuş ablanda da büyük cesaret kimse beni oradan atlamaya ikna edemezdi herhalde....

Fulya Bozkurt dedi ki...

Yafri kuş bunun fuarcı olmaknan alakası yok mesele İzmirli olmakta :D

Seviyoruz seni İzmir:)

Nur dedi ki...

Sayende gezdim fuarı FULYAMMM,
ama paraşüt olayını deneseydin diyorum eğlenceli olabilirdi belki :)
Ben de denemek isterdim ama şu yükseklik korkum ömrümü yiyor :)