17 Mayıs 2011 Salı

İkea Çeyizimin Herşeyi

Yine boşladım buraları..
Okuyan da en son postumdaki arabaya kavuşup kaçtığımı filan sanıcak :)


Bu sıralar kafamda bazı proceler var,örnek çıkarma dolayısıyla netin başında saatlerce kaldığım oluyor,yazmıyor fakat takip ediyorum.

Keyfim yerinde bu aralar yoğun geçiyor çocukluk arkadaşlarımdan biri daha evlendi.Bu arada gerek çocukluk arkadaşlarım gerekse okuldan dostlarım arasında tek bekar ben kaldım.Benim için tuhaf bir durum :) dostluklar bozulmuyor ama  hayat evlenenlere bi takım sorumluluklar yüklediği için haliyle ortak paydalar eskiye nazaran azalıyor.Ben tüm dostlarımın düğününe müzmin bekar olarak katıldım ama sanırım benim düğünüm olsa herkes evli barklı çocuklu olarak katılıcak :D  Neyse çeyiz serme,kınaydı,düğündü filan şu son günler baya güzel geçti.Hıdırellezi de atlattık ben yine ne bulduysam astım,kestim,diledim :D

Doğum günüm yaklaşıyor ilk defa bayanların belli bir yaştan sonra yaşlarını neden sakladıklarını bugünlerde idrak etmeye başladım çünkü ben artık 27 olucam.Yaşımın büyümesi hiç hoşuma gitmiyor :D keşke 20-25 arası olsa yaşım diyorum;salakça bir psikoloji bu ama uzun sürmez biliyorum :)

Geziyorum,tozuyorum gülüyorum,ağlıyorum günlerim böle geçiyor.

Dün de ne zamandır çeyiz düzmediğimi farkedip ikeaya bir ziyaret gerçekleştirdik şimdi bunlara bakalım içimiz açılsın :)


*Günlük çatal kaşık bıçak takımı;17,95 tl
*Mutfak makası;3,95 tl
*Rende;4,95 tl
*Dondurma kalıbı;4,50 tl



Beyaz çerçeveleri kafamdaki projeler için aldım.
*2'li beyaz çerçeve;4,95 tl
*beyaz kabartmalı çerçeve;7,95 tl
*fener mumluk;6,95 tl

Bu arada fenerin şeker pembesi,bebek mavisi ve kırmızısını da almayı düşünüyorum ama dün sadece beyazı ve siyahı kalmıştı.

Daha sonra beyaz farklı boyda farklı desende çerçevelerde alınacaklar arasında çünkü onlara da düğün resimleri koymayı düşünüyorum :)

hayal kuruyorum desek daha yerinde olucak sanırım :D




*8'li ahşap askı;8,95 tl
                                                         
Daha sonra bi kaç posta daha askı alınacak.Bu arada üzeri çıtır çiçek desenli satenle kaplı ve fiyonkla süslü askılar çok hoşuma gidiyor alacağım askıların bi kısmı da öyle olucak.
* Seramik kurbağa çöp kovası;ablamın hediyesi
Sankim gözleri bağa benziyir :D



*yaprak formunda 3'lü servis;bir züccaciyeden 17 tl


*nevresim takımı;110 tl(sanırım bunda kazıklandım çünkü başka bir yerde aynı desenin farklı rengine 80 tlye rastladım :S )

Herşey aslında bir heves bir özenç ama benim için aslolan sağlık ve huzur.Allah herşeyin hayırlısını versin huzur olmadıktan sonra eşyaların bi önemi olmuyor çünkü.

12 Nisan 2011 Salı

Bir Hayal...

Böyle bir arabam olsa keşke..Ve yaz gelse bir an önce..
Bana keyif katan bir kaç dost da alsam yanıma 
ve dolaşsam tüm sahil beldelerini :)



7 Nisan 2011 Perşembe

Sony mi Nikon mu?

Bu soruyu aslında makineyi almadan önce sormam gerekiyordu hatta sorucaktım da ama ne kararsız insansın ne alıyosan al git işte dedim.Makineyi alalı da baya oldu zaten.

Bugün çok güzel resimler çeken,görsellerini çok beğendiğim bir blogta tesadüf eseri eski bir postuna rastladım Sony dijital bir makine almış.Görünce bir kez daha üzülüp bu sefer duygularımı dökme ihtiyacı hissettim :)

Ben yaklaşık 6 yıldır dijital makine kullanıyorum ve bir Sony eskittim(o harbiden ilk aldığımız günden beri sorunlu bir makineydi ki 6 yıl önce 850 tl gibi bir mebla bayılmıştı ablam).Onun üzerine yine bir Sony aldık ve çok memnundum fakat ablam evlendikten sonra makine bir onda bir bendeydi.Benimde bir makineye ihtiyacım oldu üstelikte kendi alınterimle alacağım ilk en pahalı elektronik eşyam o olucaktı :)

Aklım tabiki Sony'deydi benim marka takıntım yoktur fakat memnuniyet ve alışkanlık olduğundan dolayı Sony die tutturdum.Nakit alıcağım için fiyatta önemliydi.Bütçemin dışına çıkmam mümkün diildi :)

Sony nin bir modelini gözüme kestirip onu araştırmaya koyulmuştum ki Media Markt'ta tam da fotoğraf makinelerinden sorumlu yakın bir dostumuzun bilgilendirmesiyle o makinenin lensinin Sony Lens olduğunu öğrendim.Benim diğer kullandıklarım Carl Zeıssti ben tüm Sonyler öle zannediyordum ne bilim yeni bişi öğrenmiş oldum  :)

Neyse Carl Zeıss olsun madem almışken dedim kesenin ağzını biraz daha açtım :)

Görevli arkadaş o an almamamı,o ürünün kısa bir zaman sonra indirime gireceğini ve bana haber vereceğini söyledi.Aradan bi zaman geçti ve haber geldi.İndirim Media Markt'ta diil Best Buy'daydı ve ben hastalıklardan dolayı gidemedim kaçırdım.Neyse dedim Media Markttaki indirimi beklemeye devam..

Tabi bu anlattıklarım 2-3 ay gibi bir süreçti :)

Bigün Teknosa'ya girdim tabi fotoğraf makinelerine filan da öylesine bakıyorum oradan almak niyetinde değilim zaten.Oradaki görevli arkadaş ben Sony'lere bakarken kalktı bana Fuji gösteriyor bende kesinlikle Sony'nin dışında bir marka düşünmediğimi hele ki Fuji gibi bir marka asla almıcağımı söyledim.aa dedi neden allem etti kallem etti filan.Ben dedim sen Fuji'den prim filan alıyorsun heralde burada bu kadar daha kaliteli ve pahalı ürünler dururken bunu satmak merakın niye ? :D

Neyse zaten karışık olan aklımı daha da bir karıştırdı.Bu arada aklımın karışıklığı makinelerin özelliklerini çok fazla anlamadığımdan dolayıdır.Yoksa alışverişlerimi anında kafaya koyar ve çok seri bir şekilde yaparım.Çocuğun o an Fuji ile çektiği resmin renk kalitesi Sony'ninkinden harbiden daha güzeldi.Dedim bu çocuk beni döt etmek için Fuji'yi küçümsedim ya kesin dedim bi ibnelik yaptı.Sen dedim Sony'le çektiğini gece ayarı filan yapıp mı çektin bakim gülüşüyoruz filan tabi :D

Çocuk bu arada Carl Zeıss'e de bok attı.Bende kendisine Carl Zeıssın kalitesini gözlük sektöründe olmamızdan dolayı da bildiğimizi söledim :D

Biz birbirimize gol atmaya çalışıyoruz yani öle bir hal almıştı durum :D

Çocuğa Allah seni ne biliosa öle yapsın zaten anlamadığım için kafam karışıktı hepten ne alacağımı şaşırttın bana dedim.Çok iyi bir tezgahtarsın ağzında iyi laf yapıo die hakkını vermeden de edemedim :D

Neyse o gün çıktım oradan biraz daha kalsam elimde Fuji makine ile çıkabilirdim yani o nedenle hemen uzaklaştım:D

Aradan bir zaman geçti bu arada tabi benim Sony sevdama gölge düştü ben nie bunu takıntı haline getirdim fotoğraf makinesinde piyasayı önde götüren tabi ki Nikon va Canon dierek o makinelere yöneldim ha bu sefer işim daha bir zorlaştı bu markaları daha önce hiç kullanmadım.Bu arada ablam da aman başka bir marka dene bu sefer beğenmezsen ben benim Sony'i veririm sana bile dedi saolsun :D

Bu sefer bütçeme uygun Nikon'dan bir model belledim elimdeki eski Teknosa broşürlerine baktım filan işte 379 tl gibi bişiydi.Ben birgün bu seferde o yeni bellediğim modeli araştırmak için(Media Markt ve Best Buy uzak olduğu için sırf fiyat bakmaya gidemezdim)Teknosa'ya girdim.O bana Fuji'yi öven çocuk yoktu ohh dedim rahat rahat bakarım.Çocuk beni görse yine mi sen,hani Sony alıyordun noldu bu sefer Nikon'a mı döndün diyemicek die seviniyom :)

Bir arkadaş ilgileniyor yine Fuji övüyor ya dedim burada bir arkdaşınız daha bana sürekli Fuji övdü ben düşünmüyorum dedim.O arkadaşınızda zaten kafamı karıştırdı dedim o geçenki muhabbeti anlatıyodum ki sen o çocuk karşıma çıkmasın mı beni hemen görünce şebek gibi sırıtıyor tabi :D

Hemen beni tekrar o devraldı.Ben dedim bu sefer aklımı karıştırmana müsade yok ben kafaya nikonun bu modelini koydum çünkü bu sefer alıp bu işten kurtulmak niyetindeyim.Üstelikte ben o makineyi 379 tlye alıcaktım ki o makinenin 269 tlye indiğini gördüm daha da bir sevindim :)

Neyse o Nikon'u aldım çocuk tabi makinenin ayarlarını filan yaparken hala bana gülüyor Fuji almadın bunu aldın salaklık ettin der gibi :)

Bana bak içime kurt düşürme zaten aklım karışık dedim.
Sen 3 ay sonra gelirsin buraya dedi görüşürüz yine.Ben dedim niye?

Ha tabi  memnun kalmıycam bir sorunla gelecem diyosun dimi avcunu yalarsın sorun bile çıksa emin ol sana ben demiştim dedirtmemek için Teknosa'nın Konak diil kendi semtimdeki şubesine giderim bida beni göremiceksin dedim :D

İşte böle bu kadar kararsızlığın ardından 1 aydır yeni makinemle oynuyorum ama aklım hala Sony'de.

Bu arada gönül isterdi ki dijital diil profesyonel bir makine almak.Fakat o makinelere bütçem şu an için yetmez.Ancak unumu eleyip eleğimi duvara astıktan sonra(çeyiz için yatırım yapma işlerim biterse eğer :D)alabilirim.Gerçi o makineler daha bir fonksiyonlu onları hiç anlamam ama profesyonel bir makinede de Nikon'dan şaşmam gibime geliyor :)

3 Nisan 2011 Pazar

Bir Vesile...

Şu an nette dini bilgiler içeren öğüt tarzı şeyler okuyarak vakit geçiriyorum.Aslında böle şeyler bahsederken çekinirim yanlış bir laf etmekten  ya da dini bilgilerde çok yeterli olmadığımdan dolayı.Neyse içimden geldi paylaşmadan edemiycem :)

Bizim bir din öğretmenimiz vardı.Ben ortaokul ve liseyi aynı okulda okuduğum için 6 yıl boyunca din derslerimize hep bu öğretmen girdi.Bu hoca sözlü notlarından birini şuna verirdi.

Tüm sene boyunca 32 ve 54 farz,namaz duaları ve surelerini ezberletiyordu.Farzları maddelere ayırmıştı.Atıyorum bir hafta ilk 5 madde diğer hafta sonraki 5 madde gibi.Dua ve sureler de her hafta birer tane olmak üzere okunur ve okursak bir artı okuyamazsak ise eksi alırdık.Tüm sene eksileri artıya çevirme hakkımızda vardı.Bir hafta ders işler bir hafta bu ezberleri yapardık.

Liste sırasına göre herkes öğretmen masasına gider ellerimizi bağlayarak ezberlediğimiz dua yada sureyi hocanın duyabileceği kadar ses çıkararak okurduk.Yani ezberleyemeyen rencide olmazdı,edilmezdi.

Neyse bu artılar yıl sonunda her artı 5 puandı sanırım hatırlayamıyorum sene sonunda hocamız öyle bir ayarlamıştı ki tüm artılar toplandığında 100 oluyordu.(sadece Ayet-el Kürsi 10 puandı)

Ben orta 1 den lise sona kadar Ayet-el Kürsi dışında herşeyi ezberledim.Zaten Ayet-el Kürsi en sondaydı yani karne gününe yakın en son okuduğumuz duaydı.Ayet-el Kürsiyi uzun olduğu için ve sene sonuna kadar zaten hep artı alıp sözlü notumu 90 yaptığım,yazılılardan da  5 aldığım ve din dersimin de karneye 5 geleceğini bildiğim için sözlü notumun 100 olmasına gerek görmez üşengeçliğimden,fazla puan hırsı da olmadığından  dolayı ezberlemezdim :)


geldik lise sona artık mezun olucaz ve eğitim döneminin artık sonuna geldik karneler yazılıcak notlar teslim edilicek falan fıstık.

O ezberlemediğim Ayet-el Kürsiyi  artık ezberlemenin vakti zamanı geldiğini ve artık sözlü notumun 100 den 5 olmasını istedim çocuk aklı hırsa geldim son sene :)

Bu duayı daha doğrusu ayeti ezberlemem işte bu vesile iledir.

ve ben o gün bugündür yani yaklaşık 10 senedir bu ayeti içimden sürekli okurum.Sen de günde 100 kere ben diyeyim sayısını bile bilmiyorum sürekli okuyorum işte :)

Bazen o hocama Allahım ondan razı ol bu ayeti bu hocanın vesilesi ile ezberledim sevabı ona olsun der minnetle anarım hep o hocamı.

Öğretmenlik gerçekten kutsal bir meslek.İnsan;aile,çevre ve öğretmenlerinin verdikleri ile şekilleniyor çünkü :)

Ha bunun yanı sıra kişinin kendi kalbi ve beyni olmazsa tüm bunlar boş kalır o da ayrı bir mesele :)

1 Nisan 2011 Cuma

Bir Çift Ayakkabının Hatırlattıkları..

Yazmaktan öyle uzak kaldım ki nasıl bir konuyla tekrar dalış yapıcağımı bilemedim ama bi yerden girmek lazım :)

Dün alışverişe çıkmıştım.Üzerindeki çıtır çiçeklere vurulup baharda giyerim die ucuz yollu bir ayakkabı buldum.Ben ayakkabı alınca hemen alıp ayakkabılığa koymam sanki yarın bayrammış gibi odamın bir köşesine koyar bi süre ölece şebek gibi bakar dururum :)

Yeni bişi almış olmanın sevincinin yanı sıra içimde tuhaf bir duygu oluyor.Bunu bir babet alışverişinden sonra da yaşamıştım.Babet diyorum çünkü aynı hisse çizme ya da daha dişi,topuklu filan bir ayakkabı aldığımda kapılmıyorum.Babet gibi ya da bu ayakkabı gibi düz,daha masumane tipli ayakkabılarda bu hisse kapılıyorum(hiç giymeden önce oluyor sadece)

Ölürsem acaba kapının önüne hangi ayakkabımı koyarlar die düşünüyorum :)
ben zaten anneme hep "anne bak ben ölürsem kapının önüne en güzel,en cıvıl cıvıl,en yeni,en temiz ayakkabımı koy" diyorum :)

Ölümle dalga geçtiğimi filan zannetmeyin aksine çok fazla önemsiyorum her an paranoyak gibi ölüm hissiyle de yaşamıyorum ama en azından bu dünyanın 3 günlük dünya olduğunun bilincinde ve genellikle buna göre yaşamaya çalışıyorum.

Hım işte böle bir çift ayakkabı ilk aldığımda daha tertemizken hep kapı önünü anımsatıyor fakat benim ölmeye şu an için hiç niyetim yok(tövbe tövbe :)) daha önümde bahar var havalar ısınsın da ben bu yeni ayakkabılarımı giyip çimenlerde hoplayıp zıplayayım :)

Evvet ayakkabıdan girip ölümden çıkış yaptık bu nasıl bir yetenektir alışveriş sevincini kasvetli ama bir o kadar da bilinçlendirici bir sonla noktalamak :)

Ama bakın ben bu kadar kötü değilim aylar sonra bir post girip okurlarımın içini kasvetlendirecek kadar :)

İlk önce ölümün soğukluğunu hissettirip sonra yüzünüzü gülümsettim mi gülümsetmedim mi kabul edin şimdi :D

22 Mart 2011 Salı

Özledin mi Beni ? :)

Blog nasılsın bakalım özledin mi beni? :)

Yaklaşık 3 aydır adamakıllı yazmıyor hatta hiç blog okumuyorum diyebilirim.Sen beni özledin mi bilmiyorum ama ben seni evet özledim :)

14 Şubat 2011 Pazartesi

Kim ne derse desin aşk için..

Şarkı özürlü ben şu an bir anda kim ne derse desin aşk için önce aşk gerisi ne gelir bilmiyorum şarkı böle miydi? :D


neyse siz bildiniz o şarkıyı işte onu sölüyorum ben şu an :D


Bugün canım saçmalamak istiyor muhtemelen de zaten saçmalıyorum.Bu yazıyı anlayan olursa beni arasın lütfen :)


Bugün kandil herkesin duaları kabul olsun.Bugün canım sıkkın çünkü sevgilim yok.Sevgilime ne alsam die telaş yaşıyor olmayı çok isterdim.


Zabıt katipliğinden de bi cacık olmadı.Bu sene hem kadrolu hem sözleşmeli olarak başvuru yapma hakkı vardı.Sınavın birinde 72 diğerinde 76 kelime ile kendimi eledim.Elendim demiyorum çünkü birileri gelip beni elekten geçirmedi benim başarısızlığımdı yazamadım.Hastaydım ayağa kalktığıma şükrediyorum.Burnum hala tıkalı koku ve tat alma duyularımı kaybettim bu sıra.Neyse gidin lan bu yazıyı okucağınıza sevgilinizle vakit geçirip aşkınızı depreştirin ben efkarlıyım sevgilim yok işim yok sağlığım yok ama yine de şükrediyor ve gülebiliyorum.Neyse çay demliyordum o ara bloğumu bir dürteyim dedim.Siz bunu okuyadurun ben çayıma petibör bisküvi banıp içine de kaçırarak keyif yapacağım:)

23 Ocak 2011 Pazar

Hey Corç Sence Bu Sefer Katip Olabilecek miyim ? :)

Gecenin bu vakti içimde bir heyecan,sevinç var.Bazen esiyorlar işte öyle :)

Sınava girdiğim gün içimdeki his geçip geçmeyeceğimi ya da kılpayı kaybedeceğimi söylüyordu hep.Şu anda müneccim moku da yemedim ama yine bir his sanki bu sefer olucak diyor.Allah'ın hakkı 3 tür ve Allah bir kapıyı kapatıp başka kapıyı açar inancından hareket ederek(malumunuz 1 ay önce durduk yere işten kovulmuştum :D ) bu sefer adliyenin kapıları bana açılacak die bir his besliyorum.Hatta ve hatta geçen yıl 1 kelime ile sınavı kaybetmemde de bir hayır olduğunu  söylemiş ve adliyeden ekmek yemenin henüz vakti saati gelmemiş diyerek yorumlamıştım.Ben bu süreçte hiç hesapta yokken ve iş filan da aramadığım halde çok güzel bir işe girdim orada çok güzel deneyim kazandım hayat adına ve çeyizim için ciddi bir para biriktirdim o kısacık süreçte.Bir evkızının yani 5 kuruş parası olmayan bir insanın para birktirmesi benim için büyük bir başarıydı.Kendi çapımda bir başarıya imza attım ve bu yaşıma kadar hiç çalışmayı düşünmezken ben artık çalışmak istiyorum diyebilmek benim için herşeyden daha da önemliydi.Sabahları beni işe giderken gören komşu bir teyzemin bile "Fulya ölsem aklıma gelmezdi bir gün seni işe uğurlayacağım" demesi sanırım durumumun ne kadar vahimken tarafımdan başarıya dönüştürüldüğünün bir örneği :) İşte sizler için bir anlam ifade etmese de ben kendi çapımda bir ilki başardım.Ha çelme takıldı 6,5 ayda hevesim kursağımda bırakıldı ama Allah gönlüme göre verir biliyorum ve içimi ferah tutuyorum.

Adliyeyi evet istiyorum hem de çok sadece ve sadece bu yaştan sonra evkızıyken memur oldu dedirtmek için istiyorum en çokta.Büyük konuşan biri olmadım bu yaşıma kadar aksine hep mütevazi davrandım başarabildiğim bildiğim şeyleri bile bilmiyor göründüm hep ama bu sefer büyük düşünüyorum ve büyük konuşuyorum(gerçek olsun istiyorum çünkü)Ben bu sene Allah'ın izniyle Zabıt Katibi o-la-ca-ğım.

Yaşım 27 toplam iş deneyimim 7 ay;bunun 3 haftasında Türkiye İstatistik Kurumu İzmir Bölge Müdürlüğünü fethledim,6,5 ayda optiği fethledim sırada İzmir Adliyesi var :D gelsin zabıt katipliği :)

Siz de benim için dua edin olur mu :)

Beni uzun zamandır takip edenleriniz bilir aynı şeyleri tekrar tekrar yazmak istemiyorum ama bu konudan bahsediyorum.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Yananı Görür Allah

Başlık ne kadar komik ise durumum tam tersi bir o kadar üzücü.Kendimi güldürmek için böle bir başlık attım çünkü bu sıra gülmeye bile dermanım yok.

Sebep nedir tam bilemesem de yaşadığım üzüntülerin ve pis boğaz oluşumun etkileri diye düşünüyorum.
Geçen gün kahvaltıdan sonra kuzenlerimle kahve keyfi yapayım dedim.Herşey iyi güzel hoştu bir anda bir halsizlik çöktü midem bulandı neyse herşey dışarı çıktı.İçim bomboş biliyorum herşeyi çıkardım ama hala rahatsızım yataktan kalkamıyorum.Ertesi gün oldu hiçbişi yiyemiyorum normalde çok pisboğazımdır bu hiç alışılmadık ve çok şaşılacak bir durum :)

Neyse o gün kahvaltıda bir dilim ekmeği bile yiyemedim ve o gün içersinde sadece gazlı bir içecek içtim.Gazlı içeceklerle aram yoktur ama hastayken içimi ferahlatıyor içimi yakıyor sanki o nedenle çok hoşuma gidiyor bilhassa içtim.İçmez olaydım içimde bir yangın yanıyor resmen,duramıyorum.Ben ki ihmalkar doktora gitmeye korkan çekinen insan artık son noktaya gelmiş olmalıyım ki dün akşam soluğu acilde aldım.Yani kibrit çaksalar uçucam içimde öyle bir yangın var.İçim yanıyor bağrım yanıyor derler ya öle bişi.2 iğne ve aldığım ilaçlardan sonra zaten kendimde tahmin ettiğim üzere sanırım bende reflü varmış yada reflü olmuşum işte nasıl tabir ediliyorsa artık bilemiyorum.Kronik hastalıkların zaten fazlaca olduğu bünyem yeni bir illetle daha tanıştı.Bu rahatszılığı da zamanla tanıyıp rahatsızlık hakkında bilgi sahibi olacağım.Şu an tek bildiğim benim en çok sevdiğim,yemekten vazgeçemediğim hatta damak zevkimin üzerine kurulu olduğu baharat,acı,ekşi,soğan sarımsak,salça ve benzeri şeylerin zararlı olduğu.Bunları yiyememek benim için zaten çok kötü bir durum  :(

Öle işte üzgünüm...

18 Aralık 2010 Cumartesi

İzmir Night Out Shopping Event


Ben bugünü unutmuştum dün  ablam arayıp hatırlattı.Akşam Alsancağa gidiyor muyuz dedi,tabisi evet dedim :)

Hava da güzeldi soğuk olsa valla gitmezdim :D
iyi ki gitmişiz çok güzel bir gece oldu benim için;çok uygun fiyata alışveriş imkanı vardı ve ben bu geceden bolca nasiplendiğim için çok keyifliydi :D

 Umarım bu atraksiyon gelecek yıllarda da devam eder  ;)