28 Temmuz 2011 Perşembe

Deli Kızın Çeyizi :)

Bundan bi önceki postumu okuyupta hani evlenmeyi düşünmüyordun peki ne bu çeyiz düzmeler demeyin :)

Kısa vadede evlenmeyi düşünmüyoruz dediysek içimizdeki flörtöz ruh  da öldü demedik yani :D

Neyse çeyiz düzüyorduk,ben evlenirken çeyiz listesi  hani şu eksiklerin yazıldığı alınınca üzerine çizik atıldığı listelerden oluşturmayı düşünmüyorum çünkü biliyorum ki alıcaklarım kesinlikle hiç bitmiycek aldığım şeyden bida alıcam :)

En ufak bir örnek vereyim mesela kesme tahtam var benim plastik,üzerinde çiçek desenleri olan fakat tahta  kesme tahtası da istiyorum.Hem de hem ovalinden hem dikdörtgeninden hem de bir yerlerde görüp tasarımlarına bayıldığım yaprak formunda,elma formunda tahtaları da babama yaptırmak istiyorum(babam marangoz da)bu arada cam kesme tahtaları da var fakat onlara henüz ısınamadım camın üzerinde bişi kesilmez bence :) bu arada mutfak eşyalarında plastik çok fazla sevmiyorum.Porselen,seramik,cam,metal ve ahşap daha çok tercih ediyorum.

Çevreme bakıyorum da herkes herşeyin en azına kaçıyor olan bişiyin ekstrasına gidilmiyor alınmıyor bu yeter deniyor ama ben o yetirmeyi öğrenemedim gitti :) mütevazi olamıycam kusura bakmayın ama ben sanırım çok fazlaca zevkliyim ..

Ablam mesela geçen yıl evlendi hiç eksiksiz kusursuz bir çeyizle fakat ona alınacaklar da hala bitmiyor ben yatak örtüsü alırken annemle kıyamadık ona da aldık :)

Allah herkesin gönlüne göre versin ve herşeyi içine sindirsin diyorum çünkü her zaman söylediğim gibi en önemlisi hakkaten huzur.Allah bana bu özenip kusursuzca düzmeye çalıştığım çeyizlerimi en güzel şekilde kullanmayı nasip etsin.Herkese de tabi..

Aslında bişiye çok fazla özenmemek gerekli bazen hakkaten korkuyorum.Tanıdık bir abla var benim gibi çeyiz manyağı bir tipmiş zamanında alıp alıp herşeyi atarmış fakat evde kaldı.Sonumun bu ablaya benzemesinden de korkmuyor diilim hani :D

Çıtır çiçek desenlerine bayıldığımı daha önce söylemiştim.Nevresimde English Home ürünlerine bayılıyorum desenler tam benlik.Bu yatak örtüsünü de görünce vuruldum onları anımsattı hemen aldım :)



 yatak örtüsü 70 lira


 masa örtüsü,runner ve peçetelerden oluşan takım 120 lira


 benim şirin şekerliğim 7,5 lira :)


bu da bilmem kaçıncı limon sıkacağım;tasarımına bayıldığım için aldım bunu da :)
3,75 lira

yumurta akı ayırıcı;1,25 lira
aslında yumurtayı kırıp kabuğunun içinde sarısını ve akını ustalıkla ayırabiliyorum ama detaycılığımın gözü kör olsun ki bu minik mutfak gerecini almadan edemedim
Bunun paşabahçede süzgeç şeklinde metal olanı da vardı aslında,ona tekrar rastlamayı umut ediyorum bu biraz basit kaldı çünkü.



26 Temmuz 2011 Salı

Geçen Haftasonundan...

Oyhh ben bloğumu o kadar çok özledim ki anlatamam.Kendime çok kızgınım,içim de biraz buruk bu kadar ihmal ettiğim için.Şu an öyle bir iştahla yazıyorum ki anlatamam :) hakkaten çok özlemişim yaaaa.

Blogtan uzak kaldığım süreçte pek kaydadeğer bişi olmadı.Sonu olumlu sonuçlanmayan iş görüşmeleri,nasip kısmet meseleleri filan oldu o kadar :) fakat bunun dışında sevdiklerimle dolu dolu yoğun geçen günler akıp gidiyor..

Bazı konularda  istediğim kırılma noktası oluştu sonunda ve istediğim kıvama geldim, duygusal,ruhsal kısacası psikolojik bağlamda kendi kendime yetebilen eski halime yani özüme döndüm.Erkek mi evliklik mi sat anasını gitsin bekarlık sultanlıktır kıvamındayım sizin anlıcağınız :D evlensem ne olacak boyunduruk altına girecem böle fıldır fıldır gezemicem,sabah 10 da uyanan ben belki sabahın köründe uyanmak zorunda kalıcam bence en güzeli bekarlık bunu geçte olsa idrak ettim :) iş konusunda da bi yerlerde yicek ekmeğim varsa yerim iş bulamıyor muyum hiç te öyle diil iş beni bulsun modundayım.Bu arada çok güzel bir işi kaçırdım hem de burnumun dibine kadar gelmişken ama demekki hayırlısı böyleymiş die düşünüyorum.Hiçbişiyi iplememeyi işte aşkta her konuda seçici olmayı öğrendim çünkü hayallerim var benim :)

Neyse bakalım kaldığımız yerden hiç ara vermemişcesine bloğa devam etmek lazım çünkü çok özledim bloğumu.Benim ilhamiler gitmeden bi kaç renkli kare döşeyeyim :)

Önce deniz keyfi..


 Sonra daha önce burada ve burada değindiğim malumunuz yer;yine Seferihisar :)

Kavak yelleri dizisinin çekildiği evlerden biri(Aslı karakterinin eviymiş ben izlemiyorum)bu arada dizinin son 8 bölümü başladığı yerde yani Seferihisarda çekiliyormuş.İzleyenlerine duyurulur..






 Şu atı çalsa mıydım acaba :D

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Doğumgününden..

Aslında benim en büyük ganimetin sağlığım ve ailem ama doğumgünü vs. gibi günlerde insan işin eğlence kısmı olan ganimetleri de topluyor :D

Annem,babam,2. annem(ablam) ve artık ailemizin bir parçası olan abim dediğim Ömercik(eniştem) iyi ki varsınız sizleri çok seviyorum.



Doğumgünü ganimetlerimden yüzümü en çok gülümseten bu minik süzgeç yavrusu oldu :)


Eniştem aldıkları hediyelerin yanısıra muzipliğine bana bu süzgeci de almış :D
Şimdi bunun bi hikayesi var.Biz genelde ablam,eniştem üçümüz takılırız ve gezerken ben kesinlikle çeyizime bişiler bakıyor olurum.Hatta ablamın çokta önemsemediğinden dolayı bilmediği esse,bernardo bilmemneyi de ona  öğretip  pahalı tabak çanak alma alışkanlığı kazandırdığım için yer yer eniştem bana kızar.Sokma bunun aklına böle şeyleri,ablana da gösterip durma der :D

Bigün yine geziyoruz tabi nerde tabak çanak var ben orada.Çok uzun zamandır aklımda bu süzgeçlerin ya beyazını da ya da kırmızısını hatta ikisini birden almak  vardı:)

Efendim süzgeç deyip geçmeyin bu çok beğendiğim süzgeçler 25 tl civarında.İkea,bernardo,esse,5m Migros evet hepsinde de yaklaşık ederi bu.Birgün bu süzgeci alıcak oldum eniştem,"kızım sen manyak mısın bir süzgece bu para verilir mi altı üstü bi makarna filan süzecen yani git ucuz bişi al" demişti.Yok illa alıcam ama henüz evlendiğim yok belki birgün ucuzlar diyerek almayı ertelediğim bi üründü.

Dün de annemle pazara giderken bir züccaciyenin önünde gördüm o beğendiğim süzgeçlerin minikleri çıkmış hem de rengarenk.Dönüşte alırız, dönüşte de elimiz dolu başka zaman alırım derken yine alamadan eve geldim.Üstelikte fiyatı kendi gibi sevimli 5 tlydi :)

Akşam da doğumgünüm vesilesi ile ablamlara gittik bana ilk bu hediye verildi.Eniştem,"Fulyacım kusura bakma senin o çok beğendiğin süzgeçler pahalıydı onu alamadık ama yavrusunu alabildik" dedi ve bu minik yavru süzgeci verdi :D o kadar sevindim ki kalbim çok temizmiş dün bu süzgeç benim oldu :D
Bu minik yavru süzgecin annesini de daha sonra alıcam :)
 Büyüklüğünü göstermek için çektim bunu.

 Bunlar da diğer ganimetler :)

29 Mayıs 2011 Pazar

27

Bugün benim doğum günüm;öylesine birgün işte.
Yalnızlığın vermiş olduğu bir duyguyla demin baya bir ağladım :)
Ailem var evet çok sevdiklerim ama insan başka türlü sevgileri de tatmak istiyor bu hayatta.Size bişi söyliyim mi ailem ve dostlarım doğumgünümü kutlamasa inanınki üzülmem çokta sallamam böle şeyleri ama doğumgünlerimde içimi burkan bi tek şey var o da birinin en kıymetlisii en özeli olmayı istemişimdir hep bu günde.O en kıymetlisi olduğum kişi acaba bana ne sürpriz yapıcak die heyecan içinde olmayı isterdim.Bi yanım hep eksik.Şükrediyorum ama bazı duyguların eksikliğini çok fazlaca yaşıyorum.

Yine bir doğum günü yine yalnız bir gün yine anlamsız manasız ve benim için bomboş bir doğumgünü daha :(

Umarım bundan sonraki doğumgünlerimde birinin en kıymetlisi olurum ve özel günlerim benim için daha da bir anlamlı olur.

Benim için dua edin olur mu :)

22 Mayıs 2011 Pazar

Pazar Kahvaltısı

Bu sabah kahvaltı yapmak için Güzelbahçe/Yelki tarafındaki Locca Garden'a gittik.









Hiç hesapta yokken Güzelbahçe'den Seferihisar'a..

Altımızda araba olmadığı için Seferihisar'dan Sığacık'a..




Sığacık pazarında elemeği bi çok şey bulmak mümkün

Seferihisar-Urla tarafları enginarın yeridir.Zaten Egeliler enginarı pek severler.Ben malesef bu muhteşem tadı 3 yıl öncesine kadar hiç tatmamıştım ama artık vazgeçilmezlerim arasında :)
Tanesi 50 kuruştan 10 tane enginar aldık.İzmir'e nazaran daha uygundu fiyat.




Gördüğüme en sevindiğim ve şaşırdığım şey bu oldu;ipekböcekleri..
Biz küçükken modaydı;ipekböceği yetiştirme die bişi vardı bizim çoçukluğumuzda.
Ablam birgün ipekböcekleri hava alsın die kutusunu camın kenarına koymuştu ama rüzgardan sokağa uçmuşlardı ve ne yazık ki üzerlerinden araba geçmişti  ve biz bunu görünce çok ağlamıştık.
Öyle işte yok olmuş tükenmiş ipekböceklerini tekrar görmek beni gerçekten şaşırttı :)




Türk'ün aklı her zaman her yerde orjinal fikirlerle :)
















Altımızda iyi ki arabamız yokmuş.Hayır yani olsaymış İzmir'den girip Türkiye'nin öbür ucundan çıkıcakmışız yani :D

Çünkü gidiş-dönüş toplamda 7 araç değiştirdik.Hayatımda ilk defa bu kadar çok vasıta değiştirdim aynı gün içinde.Benim için keyifli bir gezi oldu;tam bir seyyah misali.. :)

20 Mayıs 2011 Cuma

İlk Çarpı İşi Çalışmam


Artık bloğum yeni bir kategori daha kazandı.
Kendime yeni bir hobi edinmiş bulunmaktayım.Öyle ki saatlerce bilgisayar karşısında oturup yapılan çalışmaları talan edip beynimi sulandırma derecesinde bu işe merak saldım :)

Kanaviçe hepimiz biliriz annelerimizin,ninelerimizin zamanında seccade,tablo,mutfak önlüğü,elbezi işlemişlikleri vardır elbet.

Fakat ben bu işe Lavantabahcesi'nin sahibi Ahu ablanın kanaviçeye kattığı kendi yorumlarını gördükten sonra vuruldum.İlham kaynağım kendisi ve zevkinin zevkimle birebir örtüştüğü,süper dekore ettiği evidir :)

Ev döşemesindeki zevkine ve kanaviçe tasarımlarına bayılıyorum.Bloğunu ilk keşfettiğim gün tüm arşivini bi kaç saat içinde talan etmiştim :)

Ahu ablanın bloğunu takip ettiğimden haberi bile yok,yorum da yazmadığım için beni tanımıyor da zaten :)

Ama şimdi gidip kendisine bana kanaviçeyi sevdirdiği için bir teşekkür edicem :)

Geçen yazımda İkea'dan kafamdaki projeler için beyaz çerçeveler aldığımı yazmıştım.İşte o projenin ilk çalışmasıdır bu :)


İlk çalışmam ablamın evine gidiyor :)