13 Şubat 2017 Pazartesi

Dijital Yaşam Temizliği

Aslında hepimizin de günlük yaşamda bunu yapmalıyım deyip de yapamadığı, onu basit gibi görüp sonra yaparım deyip ertelediği ve o basit gibi görünen şeylerin aslında nasıl da çığ gibi büyüyüp önüne geçilemez hal aldığı o kadar çok şey var ki; gelin üşenmeyelim hep birlikte yapalım onları. İnanın üzerinizden büyük bir yük kalkmış gibi rahatlayacak ve bunu yaşam biçimi haline getireceksiniz belki de.

Malumunuz devir teknoloji devri. Kaldı ki teknolojiyi seven biriyim. Eminim ki hepiniz öylesiniz. Hepinizin de elinde hiç değilse bir akıllı telefon ve bilgisayar muhakkak ki mevcut.

O elimizden düşürmediğimiz telefonlara bile öyle şeyler biriktiriyor ve içlerini öylesine dolduruyoruz ki çoğu zaman bunu bende hunharca yapıyor ve sonra temizlemekte güçlük çekiyorum.

Bu dijital yaşam temizliği başlangıcımız olsun. Bunu hayatın her alanına; sözlerimize, düşüncelerimize, evimize, eşyalarımıza, yaptığımız alışverişe, yediklerimize, içtiklerimize, sosyal aktivitelerimize, sosyal çevremize, kısacası hayatın her alanına yayıp sadeleşelim, küçülelim, kendimize daha yaşanılabilir minik alanlar açalım istiyorum.

Bunların ne denli bir faydası olur bilmiyorum ama belki de;

  • Tüketim çılgınlığına dur demeyi başarabilirsiniz.
  • Yaşamınızdaki gereksiz kalabalıklardan kurtulabilirsiniz.
  • İnsanlarla yarış halinde olup onda var bende neden yok, o aldı ben de almalıyım, o yaptı ben de yapmalıyım dediğiniz ne varsa onlardan arınabilirsiniz.
  • Nefsinize yenik düşmemeyi, nefsinizi köreltmeyi ve onu terbiye etmeyi öğrenebilirsiniz.
  • Her konuda daha bilinçli, daha farkındalık sahibi bireyler olabilirsiniz.
  • Her şeyden zamanı geldiğinde kolaylıkla vazgeçmeyi başarabilirsiniz.
  • Ve belki de çok hızlı yaşadığınız hayatlarınızı azıcık yavaşlatarak kendinize daha çok zaman ayırmış, kendi iç dünyanıza dönerek yaşamın anlamını sorgularsınız. 

Aklıma ilk gelen dijital arınma oldu. Bu konuda kendi yöntemlerinden bahsedeceğim. Sizlerin de bu konuda uyguladığı şeyler var mı bilmek isterim. 

Hadi bakalım telefonlarımızı tertemiz yapıyoruz şimdi :)

  • Arama kayıtlarını silin. 
  • Mesaj kutunuzdaki o gereksiz mesajları silin.
  • Rehberinizdeki gereksiz numaraları silin.
  • Müzik playerdaki artık dinlemekten keyif almadığınız o şarkıları da silin.
  • İndirdiğiniz ama kullanmadığınız o uygulamaları silin.
  • Fotoğraf arşivindeki fotoğrafları temizleyin(aynı kareden bin beş yüz tane çekildiğinizi biliyorum, veyahut esinlendiğiniz, hoşunuza giden görselleri kaydettiğinize ve onların da dağ gibi biriktiğine eminim)
  • Sosyal medya hesaplarınızda küçülmeye gidin. Her platformda aktif olmak zorunda değilsiniz. Ben şahsen çok delisi olmamakla birlikte facebook, instagram, pinterest kullanıyorum ve 10 senedir bloğum var. Fecebook'u ilk 2008'de açmış ve bir kaç ortaokul arkadaşımı bulup iki hafta kullandıktan sonra kapatmıştım. Ciddi bir kararlılıkla 2013 yılına kadar da facebook kullanmadım. Ne zamanki şu akıllı telefonlar çıktı ve Candy Crush Saga oynamaya başladım, arkadaşınıza kilidinizi açtırın dedi de öyle aktif hale getirdim :) O oyunun da müptelası değilim zaten. 
  • Ve şunu da belirtmek isterim ki sosyal medya'ya ayırdığınız zamana dikkat edin. 
Sosyal medya hesaplarının içine gelecek olursak;
  • Facebook'da gereksiz insanları barındırmayın. Normal günde selam vermekten aciz ama orada var olmasının bir anlamı olmayan o kadar çok insan var ki gerçekten sizin yaşamınız hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmayı haketmiyorlar. Bir de facebook'da kendisi hiç bir paylaşım ve kimseye like yapmayarak ölü taklidi yapan ama herkesin hayatından haberdar olmaya çalışan meraklı ve sinsiler var ki işte öylelerini asla özel yaşam alanlarınıza sokmayın.
  • Facebookdaki tehlikenin farkındasınızdır umarım. Diğer kutusuna düşen tanımadığınız insanlar tarafından tanışmaya yönelik gelen mesajlar yuva dağıtır cinsten. Ben artık bu durumdan tiksindim ve sanal alemden arayış içinde olan insanların normal insanlar olmadığını düşünüyorum. Bu nasıl bir çapsızlıktır ki sanal alemden sevgili edinmeye çalışıyorlar. Bi süre sonra mesajlara cevap vermesem bile huzursuz olmaya başlamıştım ki bunun da ufak bir araştırmayla çözümünü buldum. Arkadaş listenizde olmayan hiç kimse size mesaj atamıyor. Doğum tarihinizin yıl kısmını 18 yaşından küçük olacak şekilde ayarlarsanız facebook 18 yaşından küçüklerin mesajlaşmasına izin vermediği için arkadaşınız olmayan hiç   kimse size msj atamıyor. 
  • Yine tedbir amaçlı güvenlik önlemlerinizi artırın. Hiç bir gönderinizi açıkta bırakmayın. Ben her şeyimi sadece arkadaşlarım görecek şekilde paylaşıyorum. Bir tek kapak fotoğrafı gizlenemiyor onu da pek değiştirmiyorum.
  • Facebook mesaj kutunuzu temizlemeyi de unutmayın.
  • İnstagramda takip ettiğim kişiler değişkenlik gösteriyor. Bi dönem dekorasyon sayfaları en beğendiğim olabilirken bazen yemek, makyaj, diyet, kitap, hobi sayfaları en sevdiklerimden olabiliyor. Eski blogger tanıdıklarım çoğunlukta olmakla birlikte azar azar herbirinden bir parça takip ediyorum. Çoğu zaman takip ettiğim kişilerde de temizlik yapıyorum. Ki böylelikle yeni keşifler yapabiliyorum. Takip ettiğim kişi sayısını azaltmaya bakıyorum hep. Beni takip edenlerde de çok dikkat ettiğim bir husus var ki artık instagram her ipini koparanın koştuğu bir mecra oldu. İnstagramı kahvehaneye çeviren ve herkesi takibe alan ağzı sulanarak karı kız takip edenler yani erkek profillerini engelliyorum. Gerçek hayatta tanımadığım hiç bir erkeğin beni takip etmesine kesinlikle izin vermiyorum.
İşte benim sosyal güncem böyle :)

Hiç yorum yok: