31 Mayıs 2012 Perşembe

Muhteşem Süleyman ve İzmirli Cariyeleri :D

Dizi hakkında tahlil ve analiz yapmıcam merak etme o kadar sıkıcı diilim. Ben çok daha keyifli bişi anlatcam gel buraya :)

Doğum günü postumda bazı komik resimler vardı çocukluk(doğduğumuz günden beri arkadaşız bu arada :D) arkadaşlarım ile. Belki bizim nie öle salak saçma pozlar verdiğimizi anlıyamadınız bile. Bizim bir evveliyatımız var; biz hiç bi zaman düzgün resim çekilmeyi beceremedik ki bu grupla :D Söz verdiğim gibi albümleri kurcalarken bunlara da rastladım topluca aradan çıksın dedim :)

Sene 2004, İstanbuldayız ablamla. Aliye dizisinin başlarıydı.

Birgün İstiklal Caddesinde oturduk halamın oğlunu beklioz gelip bizi ordan alması için. Tabi masada ağlak zırlak durumlar vardı biz dert dinlioz hayattan kopmuşuz o ara. Mekan 3 oda 1 salon gibi bir cafeydi. Biz bi odada oturuyoruz ve sohbete dalmışız. Yanımızdan biri geçti lavaboya doğru. Ablam kafayı çevirip aa Aliye'nin kocası dio; hele kıroluğuna :D dönüşte durdurup resim çekilebilir miyiz? dedi ablam. Önce bi suratımıza bakıp bi düşünüp "neden olmasın" dedi çekildik. O zamanlar tabi dijitaller yok pozlu makine ile ne çekildiğimizi bile bilmeden bi poz verdik, pozun yanma ihtimaline karşı bi tane daha çekilebilir miyiz dedik "yansa bu da yanardı ama tamam olsun bakalım" diip bi kez daha poz vermişti bizimle :) sesi çok güzeldi; aynı tvde duyduğumuz gibi tok ve ciddi bir sesi vardı. Yanında gülmeniz çok mümkün diil türden bir ses :D

Tabi biz cafeden çıkana kadar arada gözetliyoruz kimlen gelmiş acaba die. Yanında o dönem Aliye dizisindeki kız kardeşi rolündeki kıvırcık saçlı kız vardı. O dönem o kızla çıkıyordu galiba. Belkide bize poz verirken ki endişesinin sebebi buydu bizim paparazzi ruhlu olduğumuzu anlamıştı :D

Bak bak eli neremde, nasıl sarılmış bana :D
Tşkler Halit Ergenç bizle resim çekildiğin için. Bak kızma yıllar sonra bu resmi böle patlattım die :D valla dedikodu yapmadım sadece o kızla gördüğümü söledim o kadar.
Aynı gün alışveriş yapcaz die gezinirken tesadüfen bir hediyelik eşya dükkanına girmiştik. O dükkanın sahibi de bu çocuk çıkmıştı. Adını hala bilmiyorum. Ben ona, Kaygısızlar dizisindeki Kültigin'in adamı diyorum :D


Çocukta bir boy var maşallah bacak boyu benim boyum kadardı :D
Aynı kadraja girebilmek için dizlerini kırıp çökmüştü :D
Bu nedenle resimde bir orantısızlık var; benim belim onun belinden yüksekte duruyo:D ben o kadar uzun diilim o çöktüğü için bende selvi gibi çıktım :D
Neyse gelelim artık bizim asıl komik karelere; çocukluk anılarına..
Ablam, 1:) ve ben üçüz gibi hello kittyli pijamaları giyip, elimize hangi aklın ürünü olduğunu anlıyamadığım bi şekilde halen odamda kullanmakta olduğum, karanlık gecelerimin yoldaşı gece lambamı alıp poz vermişiz :D
Şimdi anladınız mı doğumgünümde elimdeki ördekli sürahiyi nie öle tutmuşum ve Birgül de nie o ördek gibi durmaya çalışmış :D
Biz düzgün poz vermeyi hakkaten ezelden beri beceremiyoruz:D
evelsi günkü doğumgünümden :)

Ablam evin babası rolünde; köy ağası kılıklı bir tiplemeyle..
Birgül başı örtülü olan; koca dayağı yiyen kakılmış tiplemesiyle..
Kırmızılı olan Ayten; evin kedisi rolünde.. 
Ben ve elinde tavşan olan Seçil ise evin zihinsel engelli çocukları tiplemesinde. :)


4 yorum:

karakoyununprensesi dedi ki...

eheheee çok tatlısınız yahu:))

şirin dedi ki...

geçen gün izmit şubesinden aldık olurmu:) nice yıllara

Follow_me dedi ki...

güzel bir anı. Bende bloğuma bekliyorum.
Görüşmek Üzere
www.bakbuharika.blogspot.com

Gelin Ayşe dedi ki...

hihihhi ayyyy naptiniz Suleymani oyle. Gormesin valla kaldirttirir yayindan blogunu :P
Resimler cok guzel yaa, o Hello kittyli resimler cok sevimli yaaa cok talisiniz :)