29 Mayıs 2010 Cumartesi

29.05.1984 (ayy na kadan güzel bi gün)



Siz,benim doğum günümü unuttunuz di mi?(kendimi duvardan duvara çarparak ve küserek söylüyorum kafanızda canlandırın :D)

Bugün çok güzel bi gün çünkü  tabisi doğumgünüm :) (ahaahaaahaaaaa,omzumu sallayarak güldüm)

Ben özel günlerde takarım bu tacımı(gelin tacı)

Ya neyse gülmekten ölcem yine :)

Türk Malı dizisini çok seviyorum Abiye Kuzuya  bazı hödük huylarımı çok fazlasıyla benzetiyorum ha bir de iri gözlerimi :D




Bu diziyi bilmeyenleriniz için söliyim bu kadın bir manyak ve bunun bir gelin tacı var o tacı  normal günde de(onun için özel günlerde doğum günü vs.de özellikle) takıyor.Geçenlerde bunun doğumgünüydü ve kocası unuttu  die ortalığı birbirine kattı.

Siz de benim doğum günümü unuttunuz di mi :) yok yok ben ortalığı birbirine katmayacağım kutlayanda kutlamayanda  sağolsun deliye hergün doğumgünü nasılsa :D

Geçen gün ablam gelin tacını almış,ee doğumgünümde yaklaşıyordu  ve aklıma birden bu geldi zaten Türk Malı dizisine değinmek için yer arıyordum böle iyi oldu.Ben bu resimleri çekerken çok eğlendim harbiden kendimi bi an Abiye Kuzu sandım :S

Neyseeee bugün benim doğum günüm,26 oldum.Henüz pastamız yok bilmiyorum akşama belki bir suprussss olur.

Yıllar hakkaten çok çabuk geçiyor çünkü bu,blogta  4. doğum günüm ve ben her yıl bir önceki yıl neler yazdığımı hatırlıyorum:S

2007' de sizlerle birlikte kutladığım doğum günüm

2008 'de sizlerle birlikte kutladığım doğumgünüm

2009'da sizlerle birlikte kutladığım doğumgünüm

ve işte bugün..

Not:Her doğumgünümde yaptığım hatırlatmayı yine yapacağım :) bugün aynı zamanda İstanbul'un fethidir,tarihi bi gündür.

İstanbul gibi kız oluşum doğduğum günden belli anasını satıyım(her doğum günümde yaptığım geyiktir) :D

ya bu resim çok tatlı geçen yıl koymuşum bunu,tekrar koyasım geldi :)



12 Mayıs 2010 Çarşamba

Bilişim Suçlarına Duyarsız Kalmayın


Çoğumuz blog tutuyoruz gün içersinde nette çok fazla vakit geçiriyoruz, bilişim suçlarını bizden daha iyi tespit edecek birileri olamaz heralde.

Bu postu,dün tıkladığım bir sitenin kapatıldığını görür görmez yaşamış olduğum sevinç üzerine yazıyorum.


Bunun için çok sabrettim çünkü yaklaşık 1 yıldır susuyordum ve içim içimi kemiriyordu.Sessizce(bknz:su uyur düşman uyumaz,havlayan köpek ısırmaz) bişilerin mücadelesini veriyordum kendimce[bloğumda o siteyi deşifre edip hadi gidip yorumlarımızla bu siteye savaş açalım ya da facebook(o  sitenin de zaten üyesi değilim) üzerinden bir grupta biz kuralım bunlara ülkemizin rejimini öğretelim gibi bir girişimde bulunmadım bu çünkü toplumu germeye bölmeye yaramaktan öte geçmicek bir durumdu;yapılması gereken tek şey bu sitenin kapatılmasıydı onun da mücadelesini tek başıma verebilirdim]

Tarih:19 Mayıs 2009

Tesadüfen bir site buldum.

Atatürk'e ve ülkemizin rejimine savaş açmış,insanların beynini yıkayan(gerçi beyinleri olmayanların beyni nasıl yıkanır orası da ayrı bir muamma da) bir siteydi.Atatürk ya da Laiklik hakkında ödev araştıran bir çocuk mazallah internette ödevini araştırıyor olsa Atatürk'ün namussuz,dinsiz olduğunu düşünecek o derece yani.Örnekler vermek Atatürk'e verdikleri sıfatları burada söylemek dahi istemiyorum.(bu arada bunlar bir pkklı filan diil şeriatçı bir site)

Atatürk'ün yapmış olduğu Harf İnkilabının bile gavurlaşma yolunda atılmış bir adım olduğunu bile söylüyorlardı üstelik bunu yaparken bile mok attıkları alfabemizi kullanarak yapıyorlardı yani Türkçe yazıyorlardı.Kendilerine savundukları şeyin ne kadarda yaman çelişki oldugunu bile zamanında yorumlarımla belirtmiştim.Sitenizi Arapça yazın madem Harf İnkilabı sizi bu kadar geriyorsa demiştim.Kendileri de bana gün gelir siteler Arapça yazılır sen içini ferah tut boşuna meraklanma diyerek benimle dalga geçmişlerdi.Bir ara da benim sesimi tümden kestiler yorumlarımı onaylamayıp beni sinir ettiler(gerçi buna hak verdim şahsen bunlar da bana gelip yorum yazsa yayınlamam :D)Neyseki kalemleri kırılmış.Ha bu insanlar bu arada televizyona da gavur icadı dien yobazların ta kendileri oluyor ama maşallah gavur icadı interneti (ki tvden daha tehlikeli hani porno morno izlemek için çok daha müsait)kullanıyorlar.Bu gavur icadını işlerine gelen yerde kullanmayı çok iyi biliyorlar.Ulan facebooka ben bile üye değilim tanımadığım erkekler arkadaşlık yolluyor die.Siz birbirinize el vermezsiniz haremlik selamlıklarınız  vardır da facebokta çok güzel yorumlaşıyodunuz haremlik selamlığa çevirmemişsiniz hayretim şaştı(şaşkınlığımın yanı sıra yobazların bir nebze de  olsa çağdaşlaşma yolunda olduklarını görünce ayrıca sevinmiştim çünkü  facebook konusunda onlardan daha yobazım :D)

Onların yazdığı satırları okurken elim ayağım titriyordu karşımda olsalar parçalayacak kadar sinirlerim bozuluyordu.

Sayfanın sağ üst köşesindeki çarpıya bas ve git ne kadar da basitti benim için ama ben o an itibariyle harekete geçtim ve netten bilişim suçlarını nereye şikayet edeceğimi araştırdım.Emniyet Genel Müdürlüğüne mail attım oradan yanıt geldi gideceksiniz Cumhuriyet Başsavcılığına bizzat şikayet edeceksiniz dediler.Sabrettim bunun cevabı bu kadar kestirilip atılacak bişi olamazdı olmamalıydı.

Bu 1 yıl içersinde bazı haber programlarına bile böle bir sitenin varlığından ve bunların kaleminin kırılması gerektiğinden bahseden mailler de attım.

En sonunda Bilişim Suçlarını şikayet edebileceğimiz formu buldum.Atatürk'e hakaret için ayrı bir bölüm bile var;bir Türk genci olarak teşekkür ediyorum.İnternette kumar,fuhuş,dolandırıcılık için ayrı ayrı şikayet bölümü varken Atatürk'e hakareti şikayet için ayrı bir bölüm açmaları  çok yerinde olmuş.

Bu insanların facebook üzerinden de 3000 kusur hayranı vardı.Bu ülkede pkklılar dışında bu kadar çok bölücünün olması da ayrı bir üzüntüydü.pkklıların tuttuğu saf belli adamlar biz düşmanız diyorlar ve biz Türk Halkı,Ordusu en azından neyle nasıl savaşacağımızı biliyoruz.Ama bu tip bölücüler var ki onların düşmanlığını sezmek mümkün bile olamayabiliyor bazen.İşte bu daha da tehlikeli.

Atatürk'e hakaret eden bir sitenin 1 yıldır kapatılacağı günü bekliyordum ve dün bu sevindirici şeyle karşılaştım.Bakalım facebooklarına da el konmuşmu die tıkladım ki evet faceboklarındaki 3000 kişide çil yavrusu gibi dağılmış ya da dağıtılmış bilmiyorum ve duvarları bomboş kalmış hade bakalım şimdi o facebokta boş kalan duvarınıza ATATÜRK posterini yapıştırın gari.

Size bu ülkeyi Atatürk armağan etti,bu ülke Türkiye ve bu ülkenin rejimini artık kabullenin.


Not:Bu site benim şikayetim üzerine kapatıldı gibi bir iddiam yok keşke bu başarı sadece bana ait olmuş olsaydı gururla söylerdim ama ben bu ülkede benim gibi duyarlı pek çok vatandaşın olduğunu düşünüyorum.Eminim pek çok kişinin şikayeti üzerine takibe alınmış ve gereken yapılmıştır.Ben sadece çok doğru bir şikayet yapmış olduğum için kendimle gurur duydum ve verdiğim mücadeleden dolayı sevincimi belirttim o kadar :)


Bilişim suçlarını şikayet etmek için burayı tıklayın.(5816 sayılı yasaya aykırılık dien bölüm Atatürk aleyhine işlenen suçları şikayet edeceğiniz yer)

6 Mayıs 2010 Perşembe

Alsancak'ta Hıdırellez


Biz Hıdırellez'i büyük bir coşkuyla kutlarız.Benim için Hıdırellez gerçekleşmesinin mümkün olmadığı,hayalden öte geçemicek şeylerin gerçeğe dönüşmesi anlamı taşıyor çünkü :)

İnanmayan inanmaz ama ben  bu günü kutluyorum ve sahip olduğum bazı şeylerden dolayı bunun gerçekliğine inanıyorum.

Daha önceleri Hıdırellez'i evimde kutlardım hep;daha doğrusu evde gazete,dergilerden dilek kesmekle ya da dilek çizmekle filan uğraşarak geçirirdim, yakın çevremizdeki sokakları dolaşır ateşten atlayanlara bakardım.Çocukkense o ateşi yakabilmek için bütün çocuklar çalı çırpı,araba lastiği filan toplardık.Ne kopil çocuklardık.Dün mahallemizdeki miniklerin ateş yaktıklarını görünce aklıma bizim çocukluğumuz geldi.Bizim babamız marangoz olduğu için ateşin odun kısmını biz temin ediyorduk :D Mahallemizdeki çocuk sayısı çok fazlaydı herkes birbirinin ateşini bile kıskanırdı;biz daha büyük yaktık,sizin ki daha küçük bilmem ne :D

Dün bir arkadaşımızın babası kapı önünde oturuyordu da ayaküstü sohbet ettik.Fikret amcam mahallemiz sessiz kaldı tüm yaşıtlarımız evlendi eskiden biz de şu çocuklar gibi ateş yakıyorduk değil mi dedim eskilere daldık :)

Neyse şu son senelerde Hıdırellez'i kutlamak için kalabalığa karışıyoruz.Geçen yıl İnciraltı'na gitmiştik.Orası daha sessizdi pek atraksiyon yoktu.Biz de bu sene Alsancağa gitmeye karar verdik.Çünkü tüm İzmir orada toplanacaktı herzamanki gibi.

Önce  Sunset'te oturduk biraz.Bana pek hitap eden bir yer değil.Yan masalarda kodaman işadamı kılıklı adamlar birasını yudumluyor başka masalarda kadın kadına gelmiş güzel memleketimin çok çağdaş 50 yaşındaki  teyzeleri bira içiyor filan.Ben de İzmirli olmama rağmen bu kadar çağdaş olmayı sanırım hiç bi zaman beceremeyeceğim :) ben içmiyorum ama içene afiyet ossun götürrr deyzemmm,yarasın ne diim sana ben:D

Sunsette kola içen bebe gibiyim :D Neyse bana pek hitap etmeyen bir mekan olduğu için ve de Fenerin mağlubiyeti Trabzonun galibiyeti üzerine Sunset'in önünde çıkan boğa güreşi üzerine mekanı terkettik :(

Ulan kim kazandıysa kazandı gerzek herifler birbirinizi yumruklamaya dövmeye değer mi Allah hepinizin cezasını versin ben böle dövüşkenler görünce çok üzülüyorum.Onları ayırmak istiyorum ama bayan başıma etrafta onca polis ve adam geçinen adamlar varken bi bayana yakışmaz heralde artistlenir gibi.Ha birde arada ara dayağı yerim mazallah :D

Ha bu arada şuna da değineyim;bazı  polisler siz Allah aşkına bi kavga dövüş olunca seyretmek yerine ayırmayı neden tercih etmiyorsunuz?

Sevmediğim 3 meslek grubundan biri polisliktir(diğeri avukatlar ve doktorlardır) zaten.Şimdi yeni nesil polisler eskiye nazaran daha iyi olsa da ııhh bu meslek grubunu sevmiyor sevemiyorum.

ayy aman ne diyodum bak Sunsetten sonra Pa Pizta'da karnımızı doyurduk.

Ardından Sevinç'ten dondurmalarımızı aldık ve Gündoğdu'ya gittik.

Tepecik Senfoni Orkestrası die bir grup vardı.Tepecikliler(çingeneler) insanı coşturur,eğlendirir müzikleriyle ben böle biliyorum ama dün baygınlık geldi hiç ama hiç beğenmedim.İzmirli Taylan olsa çok daha güzel olurdu :D Üstelik organizasyonda bir problem vardı ve çok geç başladı.Aziz Başkanı yakından gördüm bi buna sevindim.Bir de halk kendi kendine zaten coşuyordu o anlar keyifliydi işte.

Organizasyonun bozukluğuna aval aval bakınır ve kendi kendimize eğlenirken :)


Benim ve sanırım biz İzmirlilerin düşüncesini özetleyen en güzel cümle;



Saat 23:00 gibi eve geldik ve dileklerimi kestim,dua ettim işte bir Hıdırellezi'de böyle geçirdim,gelsin 2011'in Hıdırellez'i :)

12 Nisan 2010 Pazartesi

Davetiye Örnekleri

Hoşuma giden ve gitmeyen bikaç davetiyeyi paylaşmak istedim;düğün hazırlığı yapanlara bir fikir olabilir.

Bu davetiyedeki atraksiyon çok hoşuma gitti.

Arabanın içinde gelin ve damat var gördüğünüz üzere.Yanda ise davetiyenin simli bir ipi var ve ipi çektikçe gelinle damat eve doğru hareket ediyor ve en sonunda evin içine giriyorlar bir yandan da davetiyenin yazılı bölümü görünmeye başlıyor.Bunu gösterebilmek için bi kaç resim ekledim zaten :)

Çocuksu muzip şeyleri severim ve böyle atraksiyonlu bir davetiye çok sevimli olsa da insan kararsız kalır heralde.Düğüne özel,gelinin beyazlığını yansıtan sade bir şıklık tercih ederim ben olsam ya da o an çocuksu muzip bi anına denk gelmişse böle bişi de seçebilir insan :)


Bu da nikah cüzdanı gibi düşünülmüş bir davetiye(dışı deriye benzer bişiden yapılmış ve gerçek nikah cüzdanı gibi)


                          

3 boyutlu davetiye isteyenler için..

Kartın içini açınca halay çekenler çıkıyor :)

                            
Bu çok fazla çocuksu bir davetiye;düğünden çok sünnetler için uygun gibi.
                            
Sadelikten ve beyazın şıklığından yana olanlar için..

                              

Bunlar da benim beğenmediğim cinsten davetiyeler :) hele şu dantelli gibi olana çok güldük.Ben dantel örüyorum ya bununla her daim dalga geçen tostum 1:) aa ör ör 300-400 tane,davetiyelere yapıştır,benim bu örnekten yatak odası takımım var dio benle dalga geçiyo uyuz :D şayet birgün bir damat bulup evlenirsem bu Birgül'e dantel örüp davetiye yapacam bakıp bakıp gülsün die :D:D:D

                              
Resimlerin büyük halleri için üzerine tık tık.

7 Nisan 2010 Çarşamba

Çiçeklerin Buluşması :)

Bugün deyim yerindeyse tam bir çiçeklerin buluşması oldu :)

Facebook(üye değilim) sayesinde bulduğum ortaokul arkadaşlarımla sık sık görüştüğümüzü daha önceleri yazmıştım.Orada bahsettiğim yüzyüze henüz görmek nasip olmadı dediğim arkadaşımızı görmek bugün nasip oldu.Arkadaşımızın ismi Menekşe,ben deniz Fulya diğerleri Filiz ve Çiğdem olunca harbiden çiçek isimli kızlar bir araya toplanmış olduk :D iyi ki sınıfımızda Yasemin,Gül,Lale filan da yokmuş ha :)


12-13 yıl aradan sonra bir araya gelmek hiç şüphe duymadan sırrını paylaşabileceğin insanları bulmak mükemmel bir duygu.Bugün çok güldük Allah ağlatmasın ama :) arkadaşımızın anneciği Necla teyzeciğimizi(bugün ilk kez tanıştık) bile gülme krizlerine soktuk o güya bizi başbaşa bırakıp komşuya geçicekti ama gidemedi bile hatta ve hatta bizi duraktan yolcu etti,kopamadık :) Birdahaki sefere annelerimizi de götüreceğiz beraberimizde :)

Menekşe bugün beni çok güldürdü ve mutlu etti saolsun :)

Fulyacım sen bana yıllar önce bir kart yapmıştın hala saklıyorum dedi ve çıkardı :D



Allah'ım yarabbim baktıkça gülmekten ölüyorum :D ve neredeyse 13 yıllık bir defter yaprağının bunca yıl böyle özenle muhafaza edilmiş olmasına şaşıyorum ve seviniyorum.Gerçi benim ilkokul hatıra defterim bile hala durur birgün hatıralarla ilgili bir yazı da yazacağım ne zamandır aklımda zaten.

Ben resim çizemem fakat bunu sanırım kopya ile çizmişim; bu dinazorlan pikaçu arası neyüdüğü belirsiz yaratığı ben yapmışım düşünebiliyonuz mu hafızam çok kuvvetlidir fakat bu hatırlamadığım bişi olduğu için çok sevindim.
Resim üzerine baya bir güldük

Filiz:Fulya,yaa bu resmi sen mi çizdin?

Fulya:Evet ben çizmişim noldu le :) ( içimden;resim çizemediğimi biliyorlar ya  buna rağmen "ayy kız ne güzel çizmişin" diyecek sanarak)

Filiz:Hayır yani kopyayı bile çok kötü çekmişin de :D

Fulya: :D:D:D

Bu arada pikaçunun telif hakkını alacağım;bakın pikaçu çıkmadan yıllar önce ona  benzer bir yaratık çizmişim  çünkü :D

Hele içine yazdıklarıma yerlere yatarak güldüm :D





I LOVE YOU .. :D :D :D

Kalp çizip oklarla harf bile yapmışım.Kabul edin hayatınızda bu kalp çizme,ok çıkarma ve ay lav yu yazma kıroluğunu bi kez olsun sizler de yaptınız dimi hadi hadi saklamayın :D Ama olur o kadar ya bunu yaptığımda sanırım 13 yaşında filandım :)

ay lav yuuuu ay lavv youuu yes ay duuuu yes ay duuuuuuuu :D :D :D şimdi gülmekten ölücem krizim tuttu.

Not:İmzamı taklit edip başıma iş açmaya çalışmayın çünkü imzam bu değil insan büyüyünce imzası da değişiyomuş bugün bunu da öğrenmiş olduk :D  imzaya bak hizaya gel fuuuu die uzayan bişi :D

4 Nisan 2010 Pazar

Aferin Bucamın Sporuna :)


Benim canım memleketim İzmirim'i her fırsatta tek geçiyorum.İzmir delisi manyağı ne derseniz diyin tam beni anlatır fakat konu İzmir içinde seçim yapmaya gelince yine tek geçtiğim bir yer var ki hiç kuşkusuz doğup büyüdüğüm-hala büyümekte olduğum-semtim Şirinyer'im ve tabiki bağlı olduğumuz Buca :)


Futboldan pek anlamıyorum Milli Takımı tutuyorum ama Gs,İzmirspor,Bucaspor ve Sivasspor'u sevdiğimi söylüyorum hep :)


Bugün dışardaydık ki amanın bizim semtte bişiler oluyor ortalık ana baba günü maçlarda borazan gibi bişi öttürülür ya onlardan filan duyuluyor ha dedim bi maç var galiba millet ona kuduruyor(ama ne kudurukluk;trafiği kapatıp,belediye otobüsünün tepesine tüneyecek kadar) ama bilmiyordum ki Bucaspor iyi bi halt yapmış :) Futboldan anlamıyorum erkekçe terimler kullanamıyorum belki ama sanırım anladığım ve öğrendiğim kadarıyla Bucaspor bugün  Karşıyakayı 3-2 yenmiş ve bugünkü başarıyla süperlig için biraz avantaj yakalamış  :)


Tebrikler.. :)

28 Mart 2010 Pazar

Küçük Mutluluklar..


Ben de dışarı çıktığımda gözüme kestirdiğim eksiklerimi sürekli alıyorum yarın birgün bunlar ele gelecek.Özellikle mutfak aksesuarları konusunda ciddi bir zaafım var.Her şey çeşit çeşit,şık şık olsun istiyorum.
Bunda da en büyük etken sanırım bir blog sahibi olmam ve bloglarda çok güzel tabak-çanaklar,aksesuarlar ve şık sofra sunumları görmemle alakalı.Zaten içimde ukde;bloğumda yemeklere çok fazla yer veremiyorum çünkü annemin fi tarihinden kalma tabak çanakları ile sunumlarım şık olmuyor :) Allah nasip ederse kendi evimde kendi zevkimin ürünleri ile harika tatlar sunacağım.Tabi koca blog tutmaya izin verirse :D

Yani şu aldığım şeyleri kullanamamak çok koyuyor valla.Çeyizler tamam bir hayırlı damat eksik :)

Allah bigün onu da nasip ederde ben de aldığım şu ıncık cıncıkları artık kullanırım yaa..

Bi kaç seneye evlenemez de evde kalırsam bir hayır kurumuna bağışlarım artık çeyizlerimi tövbeler tövbesi :D


Ha neyse çok konuştum sadede geleyim çeyizime bişiler alınca çok mutlu oluyorum.Hele ki ucuza denk getirip makul bir alışveriş yapınca daha da mutlu oluyorum.

Ben zaten ufak şeylerle mutlu olabilen biriyim ne bilim bazen bir saç tokası bile beni mutlu edebiliyor :)


Bugün çok keyifli bir alışveriş yaptım aldıklarım 18.750  lira  tutunca daha da bir sevindim.
  • güveç kapları 4 lira
  • 6'lı bardak takımı 6 lira(o bardakları kup olarakta kullanıcam en çok onları aldığıma sevindim tam istediğim gibi kup bardakları buldum sonunda)
  • limonluk 2.250 lira
  • kek karıştırma(ölçü)kabı 6.500 lira(ölçü kabının içinde kurabiye kalıpları da var ama dandik onları beğenmedim metal kurabiye kalıpları da alıcam ilerde :D )

18 Mart 2010 Perşembe

Patatesli Poğaça

Annem geçen hafta katarakt ameliyatı oldu.Ben de geçmiş olsuna gelenler olur diyerek ıslak kek ve bu güzel poğaçaları yapmıştım.Pastane poğaçası gibi olmuş dedi tadanlar.Ertesi güne kalınca daha yumuşak daha bi güzel oluyor.Denenmeye değer :)



Malzemeler;
  • 1 yumurta
  • yarım paket margarin(oda sıcaklığında)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 paket kuru maya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • aldığı kadar un

üzeri için;
  • 1 yumurta sarısı
iç harcı için;
  • 2-3 adet orta boy patates
  • azıcık çökelek,lor ya da peynir
  • maydanoz
  • pulbiber,karabiber,tuz
Yapılışı:
  • Öncelikle patatesleri haşlayalım  ve çatalla ezelim.
  • İçine baharatları,tuzu,ince kıyılmış maydanozu ve çökeleği koyalım.Patates daha çok,peynir az olacak.
  • Un hariç tüm malzemeleri karıştıralım.Margarin oda sıcaklığında olsun ve yoğurarak eritelim.
  • Aldığı kadar un ekleyelim ve hamurumuzu yoğuralım.
  • Cevizden büyük parçalar koparalım,avcumuzda elimizle açtığımız hamurların ortasına iç harcımızı koyup yuvarlayarak kapatalım.Yuvarladığımız kısım tepsinin altında kalsın.
  • Üzerine yumurta sarısı sürüp çatalla enine boyuna çizik atalım.
  • Daha sonra fırında pişirelim.

8 Mart 2010 Pazartesi

Kına Eldiveni Yerine..


Kına gecelerinde kınadan sonra kırmızı eldiven takılır ya hani adettendir.Kına sevmeyen kızlar için bile (bknz;ben :D ) müthiş bi olaydır bunun hayalini kurmak.Bu arada hayatımda hiç kına yakmadım yani kokusunu sevmiyorum,eline kına yakmış bi insanla tokalaşırken bile tuhaflaşacak derecede hem de :S

Ama ne gariptir ki kına gecesi gibi insanın en özel en anlamlı gününde yapılması gereken mükemmel bir örf-adet die düşünüyorum ve bu yönde hevesim var ilk kına en özel günümde olsun istiyorum :)

Geçen gün bir tanıdığın kına gecesinde bu şirin şeyler dağıtıldı.Malum 20 haziranda Allah nasip ederse ablamın düğünü olacak ve düğün hazırlıkları yapıyoruz,değişik fikirler edinmeye çalışıyoruz.



Kına yakıldıktan sonra bence eldiven takılmalı öyle daha hoş fakat gelen misafirlere dağıtmak için çok güzel bişi bu kırmızı güller :)

Ben böle bişi ilk kez görüyorum ve gelin adaylarına bir fikir oluşturması için paylaşmak istedim.

Gelinlik sektöründe çalışan dostum 1:) ile bugün bu kırmızı gülleri konuşuyorduk.Çünkü o düğün filan dedin mi her türlü atraksiyonun en alasını ve İzmir'de bu konuda ne nerede satılır,en iyisi en ucuza nerede bulunabilir bilir(kınalık,gelinlik,bindallı,kuyumcu,çerez,kınada misafirlere dağıtılan pullu mullu halay mendilleri gibi)


Ya dedim yeni bişi çıkmış bu gülleri Kemeraltı'nda nerde buluruz.O güller yeni çıktı ama ben onu yeni görmedim ilk Demet Akalın'ın kına gecesinde gördüm dedi.

Ben  valla yeni gördüm ve benim gibi görmeyenler varsa görsün die paylaşayım dedim :)

Çiçek böcük yapıp satan ablalar var bunlarda bence bir gelir kaynağı olabilir;kurdeleden yapılmış ve lastik tokaya tutturulmuş,altında pamuklu bi bölüm var.

3 Mart 2010 Çarşamba

Puzzle Manyağı :)


Size de oluyor mu,bişiyi deli gibi belleyip bi süre sırf onla ilgilenmek gibi :)

Ben çok değişken biri olduğum için hobilerim de sürekli değişim halindedir.O an canım ne istiyorsa belli bi süre onla uğraşır dururum.Puzzle değişmeyen hobilerimden fakat bu sıralar hakket deli modundayım :D

1 ay içersinde 4 tane tablo yaptım.Bu da demek oluyor ki 4000 tane parçanın içinde kayboldum :)

Çocukken başladı bu alışkanlık.Henüz okula bile gitmezken çocuk puzzleları yaptığımı hatırlıyorum,hatta benim yapıp ablamın yapamadığını, hatta konu üzerine annemin yaptığı yorumları hatırlıyorum :D

Zaman zaman kafa dağıtmak,kimi zaman da parçaların içinde,renklerinde kaybolup kafayı yemek için keyifli bi uğraş.



Önceden puzzleları D&R'dan alıyorduk gezerken.Bu sefer toplu alım yapacağımız için biraz üşengeçlik oldu ve beğendiğimiz tablolar belki yoktur die netten sipariş verdik.Diğer sitelerle fiyat konusunda bir araştırma yapmadık.

Puzzledepodan aldık.Kapıya kadar getiriyorlar.Hatta 14 şubata yakın bir zamandı kalpli süs filan da koymuşlardı içine :)

Bu arada ben en çok Artpuzzle ve Educanın tablolarını beğeniyorum.Çocuk tabloları için başka güzel markalarda var tabi.

Kendi resminizi ya da çocuğunuzun resmini filan puzzle yaptırabilirsiniz.Ne bileyim bir doğum gününde,sevgililer gününde filan değişik bir hediye olacağı kanısındayım ya da yeni evli bir arkadaşınıza ev hediyesi yapıp götürebilirsiniz mesela:)

Henüz  tabloları çerçeveletmedim.

Puzzlelardan birini halamlara hediye ettim şu an İstanbul'da :)

Şu 3 bayanın olduğu ve beni en çok zorlayan puzzle ise bir arkadaşımın.Almış ve yapamadığı için bana postalamıştı :)

Melekli ve şu an elimde olan natürmort çalısması ise Allah nasip ederse ablamın yeni gelin evine gidecek :) onları mobilyalara göre çerçeveletmeyi düşünüyoruz.

Bunlar da benim yıllar önce yaptığım evimizin duvarını süsleyen tablolarımız.

Elimde sadece Safiye ve benim ileride kendi evime yapmak üzere beğenip aldığım The Kiss isimli tablo kaldı.