Ay çok sevindim ben bu tvdeki bal reklamlarına yasak gelmiş. Sanırım sağlıkla alakalı işin o kısmını ben bilmiyorum ama balı çok seven biri olarak baldan nefret etmek üzereydim. Allah'a şükür zaten tvden bal siparişi verecek kadar angut olmadık hiç bi zaman. Bigün hiç üşenmedim izledim reklam tam 10 dk sürdü ben kapattım tabi o reklamın devam ettiğine eminim :D
O gün hay Allah cezanızı versin o balderesinde boğulup geberin inşallah dedim bu ne ya bal bal bal Allah'ın cezaları :D ohhh yasaklanmışsınız iyi olmuş beynimizi yemiştiniz yani.
28 Mart 2012 Çarşamba
27 Mart 2012 Salı
Google Bile Tanıyo Beni Anasını Satıyım :D
Bu egosu tavan yapmış bir posttur sölim ona göre :)
Çekemeyenler okumasın demicem Allah'a binlerce kez şükürler olsun ki çekemeyenim bana kızanım yok beni genelde severler :) Seviyorum hepinizi hem çekilmicek bir blog da değil benimkisi kıtipiyos kendi çapında bi blog işte benden niceleri var güzel blog sahibi :)
Bugün dostum 1:) (bloğa hep resimlerini koyarım ) ile telde konuşuyoruz. Kız unutmadan sana bişi dicem dedi söle len dedim geveleyip durma.Bu şimdi gelinlikçi ya buna bi kız gelmiş gelinlik almaya bildiğin bir müşteri yani. Müşterisi buna senin demiş Fulya Bozkurt die arkadaşın var mı 1:) var demiş peki sen nerden tanıyorsun? müşterisi de ben demiş "onun blogcusuyum" :D (blogta birlikte resimlerinizi gördüm sizi de ordan tanıdım demiş) Ben de Birgül'e len Allah cezanı vermesin sayemde siz de meşhur oldunuz diom :D
Yani ne benim ne onun tanımadığı İzmirli bir vatandaş. Sanırım beni googledan gelinlik modelleri filan ararken buldu çünkü benim blog genelde düğün hazırlığıyla ilgili kelimelerle çok tıklanıyor. Üstelik ben blogcuyu gözünden ve sözünden tanırım hiçbir blogger ben blogcusuyum die bir cümle kurmaz bloğunun takipçisiyim deriz bizler.Bu deyimi çok sevdim "ben onun blogcusuyum" :D bundan sonra okurlarıma nasılsınız blogcumlar diyeceğim lütfen bu kelimeyi araklamayın patenti artık bana ait :)
Allah'ın işi işte dünya çok küçük ve benim İzmirim ile ilgili meşhur lafım; "İzmir büyük ama kendi içinde küçük bir şehirdir". Velev ki sevgiliniz var kimselere görünmek istemiyor en ücra köşesine gdiiyorsunuz orada bile bir tanıdığa rastlarsınız.İzmir hakkaten köy gibi bi yer bana sorsalar köyün neresi die İzmirim derim :)
Bir diğer tesadüf ise; 1 :) 'ün oğlu var Ata bebek biliyorsunuz işte onun resmini de koymuştum bloğa okuyanlar hatırlar.O resmi bizim parkta çekmiştim ve bizim kız bigün görümcesinin bilgisayar ekranında o resmi görüyor ve benim çektiğimin farkında bile diil aaa dio bu resim nerden geldi bu resmi ben çekmedim ve bu park annemlerin orası diyor.Görümcesi de ya benim bir arkadaşım bunu nette Fulya die bi kızın sitede görüp bu senin yeğenin değil mi diye bana gösterdi ben de ordan kopyaladım demiş.Nereden nereye benim dostumun görümcesinin arkadaşı tesadüfen tıklamış onu da tanımıyorum :)
Bir de ben hani adliyede sınava giriyordum ya işte sınavı beklerken sohbet muhabbet derken benim zaten adliye bahçesinde arkadaş edinme seramonim var biliyorsunuz :D neyse sınavdan önce aday listesi açıklanmıştı nette adaylar ismin baş harfine göre sıralanıyor neyse ben baktım 3 adet Fulya vardı zabıt katipliğine giricek ben de adaşlarımı merak etmiştim içimden :D
Neyse o gün bahçede sınav öncesi çene çalarken bayanın biri ile sohbet ediyoruz dedim senin adın ne sınav sonrası bakarım kazanıp kazanmadığına die birbirimize isimlerimizi veriyorduk.Ben o an kıza adım Fulya ama 3 tane Fulya var ben Bozkurt olanıyım dedim :D yandan da çok tatlı adı gibi güzel bir kız kulak misafiri olup demesin mi diğer Fulya da benim die :) sen o binlerce kişinin içinde gel de bul o kızı:) ee bi de Fulyayla arkadaş olduk dedim sen nerde oturuyorsun bu dedi ben Şirinyer ee ben de orda oturuyorum dedim hatta sınav çıkışı eve birlikte döndük :D muhabbet koyu tabi konu benim bloğuma geldi ben hobilerimden bahsediyodum çünkü sanırım bu dediki benim de bloğum var ben nette keçe çalışmaları ararken buldum bende açtım ama daha hiç yazmadım fakat çok blog okuyorum dedi.Kimleri okuyon de bakim ben herkesi tanırım dedim Pucca filan okuyomuş dedim o meşhur onu tanımayan yok içimden de ben o zilli karıyı okumuyom diom :) şaka şaka bi kaç postunu okumuşluğum var severim Puccayı takip etmesemde.Bu arada Fulya kendi adaşı blogcuları aratırken benim bloğumla da tanıştığını söledi Fulyanna benim blogum diyince o blog senin mi dedi şaşırdı:)
Ha bir de optik sektöründen tanıdığım ablamın bir arkadaşı ben çalışırken bigün bana senin websiten mi var ben nette tango ile ilgili video ararken senin siteni tıkladım hatta ablanın düğün resimleri vardı dedi :)
Eee siz söleyin bakalım bu başıma gelenlerden sonra sizce ben meşhıır blogcu olmuş muyum?
Ama yok ben yolda belde yürürken biri bana toslayıp "Fulyanna aman Tanrım evet sensin imzalı bir resim ver" demedikçe kendimi başarılı ve meşhur bir blogger adledmeyeceğim :D
Ben kendi çapımda kıytırık yazılarıma devam ediyor Fulya'yı ve diğer blogcumları selamlıyorum :)
Çekemeyenler okumasın demicem Allah'a binlerce kez şükürler olsun ki çekemeyenim bana kızanım yok beni genelde severler :) Seviyorum hepinizi hem çekilmicek bir blog da değil benimkisi kıtipiyos kendi çapında bi blog işte benden niceleri var güzel blog sahibi :)
Bugün dostum 1:) (bloğa hep resimlerini koyarım ) ile telde konuşuyoruz. Kız unutmadan sana bişi dicem dedi söle len dedim geveleyip durma.Bu şimdi gelinlikçi ya buna bi kız gelmiş gelinlik almaya bildiğin bir müşteri yani. Müşterisi buna senin demiş Fulya Bozkurt die arkadaşın var mı 1:) var demiş peki sen nerden tanıyorsun? müşterisi de ben demiş "onun blogcusuyum" :D (blogta birlikte resimlerinizi gördüm sizi de ordan tanıdım demiş) Ben de Birgül'e len Allah cezanı vermesin sayemde siz de meşhur oldunuz diom :D
Yani ne benim ne onun tanımadığı İzmirli bir vatandaş. Sanırım beni googledan gelinlik modelleri filan ararken buldu çünkü benim blog genelde düğün hazırlığıyla ilgili kelimelerle çok tıklanıyor. Üstelik ben blogcuyu gözünden ve sözünden tanırım hiçbir blogger ben blogcusuyum die bir cümle kurmaz bloğunun takipçisiyim deriz bizler.Bu deyimi çok sevdim "ben onun blogcusuyum" :D bundan sonra okurlarıma nasılsınız blogcumlar diyeceğim lütfen bu kelimeyi araklamayın patenti artık bana ait :)
Allah'ın işi işte dünya çok küçük ve benim İzmirim ile ilgili meşhur lafım; "İzmir büyük ama kendi içinde küçük bir şehirdir". Velev ki sevgiliniz var kimselere görünmek istemiyor en ücra köşesine gdiiyorsunuz orada bile bir tanıdığa rastlarsınız.İzmir hakkaten köy gibi bi yer bana sorsalar köyün neresi die İzmirim derim :)
Bir diğer tesadüf ise; 1 :) 'ün oğlu var Ata bebek biliyorsunuz işte onun resmini de koymuştum bloğa okuyanlar hatırlar.O resmi bizim parkta çekmiştim ve bizim kız bigün görümcesinin bilgisayar ekranında o resmi görüyor ve benim çektiğimin farkında bile diil aaa dio bu resim nerden geldi bu resmi ben çekmedim ve bu park annemlerin orası diyor.Görümcesi de ya benim bir arkadaşım bunu nette Fulya die bi kızın sitede görüp bu senin yeğenin değil mi diye bana gösterdi ben de ordan kopyaladım demiş.Nereden nereye benim dostumun görümcesinin arkadaşı tesadüfen tıklamış onu da tanımıyorum :)
Bir de ben hani adliyede sınava giriyordum ya işte sınavı beklerken sohbet muhabbet derken benim zaten adliye bahçesinde arkadaş edinme seramonim var biliyorsunuz :D neyse sınavdan önce aday listesi açıklanmıştı nette adaylar ismin baş harfine göre sıralanıyor neyse ben baktım 3 adet Fulya vardı zabıt katipliğine giricek ben de adaşlarımı merak etmiştim içimden :D
Neyse o gün bahçede sınav öncesi çene çalarken bayanın biri ile sohbet ediyoruz dedim senin adın ne sınav sonrası bakarım kazanıp kazanmadığına die birbirimize isimlerimizi veriyorduk.Ben o an kıza adım Fulya ama 3 tane Fulya var ben Bozkurt olanıyım dedim :D yandan da çok tatlı adı gibi güzel bir kız kulak misafiri olup demesin mi diğer Fulya da benim die :) sen o binlerce kişinin içinde gel de bul o kızı:) ee bi de Fulyayla arkadaş olduk dedim sen nerde oturuyorsun bu dedi ben Şirinyer ee ben de orda oturuyorum dedim hatta sınav çıkışı eve birlikte döndük :D muhabbet koyu tabi konu benim bloğuma geldi ben hobilerimden bahsediyodum çünkü sanırım bu dediki benim de bloğum var ben nette keçe çalışmaları ararken buldum bende açtım ama daha hiç yazmadım fakat çok blog okuyorum dedi.Kimleri okuyon de bakim ben herkesi tanırım dedim Pucca filan okuyomuş dedim o meşhur onu tanımayan yok içimden de ben o zilli karıyı okumuyom diom :) şaka şaka bi kaç postunu okumuşluğum var severim Puccayı takip etmesemde.Bu arada Fulya kendi adaşı blogcuları aratırken benim bloğumla da tanıştığını söledi Fulyanna benim blogum diyince o blog senin mi dedi şaşırdı:)
Ha bir de optik sektöründen tanıdığım ablamın bir arkadaşı ben çalışırken bigün bana senin websiten mi var ben nette tango ile ilgili video ararken senin siteni tıkladım hatta ablanın düğün resimleri vardı dedi :)
Eee siz söleyin bakalım bu başıma gelenlerden sonra sizce ben meşhıır blogcu olmuş muyum?
Ama yok ben yolda belde yürürken biri bana toslayıp "Fulyanna aman Tanrım evet sensin imzalı bir resim ver" demedikçe kendimi başarılı ve meşhur bir blogger adledmeyeceğim :D
Ben kendi çapımda kıytırık yazılarıma devam ediyor Fulya'yı ve diğer blogcumları selamlıyorum :)
Etiketler:
~Kalemimden Düşenler
22 Mart 2012 Perşembe
Country Etkisi
Allah nasip eder de o günleri ben de yaşarsam ilerde country ve provence etkilerin görüldüğü, içine kendi yorumlarımı da kattığım bir evim olmasını çok istiyorum. Masal tadında bir ev düşlüyorum yani :)
Bu ufak tefek şeyler de o tarzın en ıncık cıncık ve ucuz kısmı :)
Bu tarz bir ev dekore etmek normalden daha külfetli. Umarım o şartlara sahip olabilirim yoksa çok üzülürüm istediğim tarz eşyalarda oturamazsam :) Neyse bakalım daha çok var o günlere; doğmamış çocuğa don biçmek benimkisi :D
Ben en iyisi kendi çapımda ve bu doğrultuda çeyiz düzmeye devam edeyim.
Bu arada olmayan bir evin, olmayan bir mobilyanın dekoratif eşyaları nasıl önceden düzülebilir ki demeyin ben düzüyorum oluyor işte.
Şunu da itiraf etmeliyim ki benim ablam da çeyize tablo, küllük, mum, biblo ne bileyim işte hertürlü aksesuarı almış almış atmıştı ve evlendiğinde de öyle bir mobilya almışız ki varlığını dahi unuttığumuz objeler eviyle birebir uyumluydu. Demek ki tarz baştan belli oluyor :)
Belki bigün ablamın evinden bazı kareler paylaşırım sizinle. Onun çok ıncık cıncığı var bugüne kadar resimlemeye üşendim hep. Bu arada ben toz almayı hiç sevmiyorum hatta almıyorum evde hep toz alma işlerini annem yapıyor.
İşte bu nedenle evimde toz alıncak pek eşya olsun istemiyorum fazla minik eşyalar almasam iyi olucak :)
Bu ufak tefek şeyler de o tarzın en ıncık cıncık ve ucuz kısmı :)
Bu tarz bir ev dekore etmek normalden daha külfetli. Umarım o şartlara sahip olabilirim yoksa çok üzülürüm istediğim tarz eşyalarda oturamazsam :) Neyse bakalım daha çok var o günlere; doğmamış çocuğa don biçmek benimkisi :D
Ben en iyisi kendi çapımda ve bu doğrultuda çeyiz düzmeye devam edeyim.
Bu arada olmayan bir evin, olmayan bir mobilyanın dekoratif eşyaları nasıl önceden düzülebilir ki demeyin ben düzüyorum oluyor işte.
Şunu da itiraf etmeliyim ki benim ablam da çeyize tablo, küllük, mum, biblo ne bileyim işte hertürlü aksesuarı almış almış atmıştı ve evlendiğinde de öyle bir mobilya almışız ki varlığını dahi unuttığumuz objeler eviyle birebir uyumluydu. Demek ki tarz baştan belli oluyor :)
Belki bigün ablamın evinden bazı kareler paylaşırım sizinle. Onun çok ıncık cıncığı var bugüne kadar resimlemeye üşendim hep. Bu arada ben toz almayı hiç sevmiyorum hatta almıyorum evde hep toz alma işlerini annem yapıyor.
İşte bu nedenle evimde toz alıncak pek eşya olsun istemiyorum fazla minik eşyalar almasam iyi olucak :)
Beyaz çerçeve; 12.95 tl
Gül desenli mum; 8.95 tl
8'li ahşap askı seti; 8.95 tl
Beyaz saksı; 3.95 tl
fiyatlar sanırım böyleydi bunları alalı biraz zaman geçti.
her zamanki gibi ikea çeyizimin herşeyi :)
Her detayda country etkisi olacak die bir kaidem yok zoraki ve basmakalıp şeyleri sevmiyorum işte bunlarda öyle detaylar.
3 bölmeli zeytinlik; herhangi bir yerden 5 tl
kirli kaşıklık; 3 tl
Etiketler:
~Çeyiz Düzmece
20 Mart 2012 Salı
Mesnevi
Elif Şafak Aşk'ı okuduktan sonra Mevlana'ya bir merak uyanmıştı içimde. Bir dostum var o da çok meraklıdır Mevlana'ya, Konya'ya, Şem's e..Benim merakım o dostla ettiğim sohbetten öteye geçememişti ama aklımın hep bir köşesindeydi.
Ocak ayıydı bir gün Ykm'de bakınırken aldım ve çıktım. Başlamak için çok hevesliydim. Çünkü günlük hayatta karşılaştığımız Mevlana'nın klişe ama anlaması kolay, benim çok hoşuma giden türden bilgece sözleriyle, direkt öğütleriyle karşılaşıcam sanıyordum.
- Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol!
- Gönlüne belalar geldikçe gülerek karşıla şükrü ve sabrı öğreniyorsun, korkma rıza makamı yakın sana...
- Aşk nasip işidir, hesap işi değil! Aşk adayıştır, arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda, aşk seni bulmaya gelir.
- Gönlünü hoş tut sen sabreden erer, sevenlerin duası heryerde geçer, mutsuzluk dediğin durmaz gider, dönecek devrandan şüphen mi var?
Bu; ölümsüz, altı cilt, 760 sayfadan oluşan ansiklopedi kıvamındaki esere hemen büyük bir hevesle başladım. 30 sayfa kadar okudum gel gör ki okuduğumdan birşey anlamadım hiç bir anlam çıkaramadım. Olaylar, üslup ve olayların içinden çıkarılan anlamlar çok ağır geldi bana. Sandığım gibi direk böle özlü sözler yok.Yani bizim bu dillere pelesenk ettiğimiz laflar eserin kimbilir hangi ücra köşesinden hangi olayın içinden cımbızlanıp alınmış okudukça göreceğim. Mesnevi'yi okumanın, algılamanın, özüne inmenin her baba yiğidin harcı olmadığını ve benim 40 fırın ekmek yemem gerektiğini anladım.
O sıra adliyedeki sınavla meşguldüm ve bu böyle olmayacaktı. Bu eseri boş vakitlerde okumak diil sırf bunu okuyabilmek ve derinliğine inebilmek için vakit yaratmak gerekiyordu bu nedenle bıraktım. Sınavı atlatayım sakin kafayla özümseyerek okurum okuduğumu algılarım en azından diye.. çünkü her satıra her kelimeye kafa yormak gerekiyor o kadar ağır yani :)
Okumaya tekrar baştan başladım ve şimdilik biraz daha iyi anlıyorum kendimce anlamlar çıkarabiliyorum. Umarım her detayı çözebilirim ben de :)
Bir Mesnevi yorumcusu ile sohbet etmeyi çok isterdim bu konuda yeni keşfettiğim tvde, gazetede rastladığım Cemalnur Sargut hanfendi var o hanımı bazı söyleşilerinde takip ediyordum ama Mesnevi yorumcusu olduğunu tesadüfen bir gazetede okumuştum :)
Neyse bakalım içinizde Mesneviyi okumuş algılamış olanlarınız varsa tavsiyelerinizi, izlenimlerinizi bekliyorum.
Etiketler:
~Kalemimden Düşenler
18 Mart 2012 Pazar
Elma Ağacı :)
Bu ağaçta her büyük dal bir haftayı yapraklar ise günleri temsil ediyor namaz kıldıkça yaprakları boyuyorsunuz(güzel fikirmiş)
Benim yıllar yılı blog dostum sevgili Ayşeciğimin bloğunda gördüğüm bu namaz ağacı bana çok ama çok tatlı bir şeyi hatırlattı bi an yüzüme gülümseme geldi :)
Ben 1. sınıfa giderken öğretmenimiz kocaman bir ağaç çizmişti dallarında sınıf mevcudu kadar elmaları olan.
Elmaların içinde isimlerimiz yazılıydı ve okumayı söktükçe kırmızı boya ile biraz biraz boyuyordu.Elması kızaran yani tamamen kırmızıya dönüşenler okumayı söktü anlamına geliyordu.O elmayı kızartmak için çok çabalıyorduk kimin elması daha çok kızarmış die yarış ediyorduk ne güzel günlermiş şimdi gülümseyerek anıyorum :)
Etiketler:
~Kalemimden Düşenler
16 Mart 2012 Cuma
Arkamdan Bir Atlı Geçti :)
Dün ilaçlarımla tanıştım.Tedavi başladı ve artık onlarla uzun süre belki senelerce belki ömrümün sonuna kadar birlikte olucam bilmiyorum.
Gerçekten şükürler olsun çok iyi geldi bu bana resmen enerji doldum.Hayat enerjisi zaten fazlaca vardı ama bünyem bedenim o hıza ayak uyduramıyordu yoruyordu beni.
Dün dışarı çıkmıştım peşimden atlı koşturuyormuş gibi hızlı yürüyebildim gerçekten dün ve öncesi arasında çok ciddi fark varmış bunu gördüm.Bünyem çok fazlaca kansız kalmış sanırım.Demir eksikliği vejeteryan beslenenlerde daha kolay ortaya çıkıyormuş ben vejeteryan diilim ama ona çok yakınım.Neyseki demir hapıyla enerji alıyorum :)
Ben sabahları kalkar kalkmaz kahvaltı ediyorum çünkü ben uyurken annem kahvaltıyı hazırlamış uyan die sesleniyor oluyor ve uyanıp hemen kahvaltı ediyorum.Tiroid hapını kahvaltıdan en az yarım saat önce içmem gerekiyormuş bu nedenle saatimi kurup yatıyorum hapı içip tekrar yatıyorum bu düzene kısa zamanda alışırım heralde.Demir hapındaki tek sıkntımda ilacın etkisini azaltmaması için süt ve süt ürünleri,çay gibi şeyleri daha dikkatli kullanmak gerekiyor sanırım o nedenle akşam yemeklerinde çok sevdiğim yoğurda biraz mesafe koyucam kahvaltıda peynir filanda sanırım.Böle işte bu yaşam şekline alışıcam :)
Gönül isterdiki bedenim kendiliğinden enerjik olsun ama dışardan ilaç takviyesi uzun bir süre şart.Olsun ya ben dünden beri kendimi temel reis gibi güçlü hissediyorum bu durum evdeki işlere de yansıdı temizlik yaptım keyifle.Şimdilik memnun ve mutluyum :)
Gerçekten şükürler olsun çok iyi geldi bu bana resmen enerji doldum.Hayat enerjisi zaten fazlaca vardı ama bünyem bedenim o hıza ayak uyduramıyordu yoruyordu beni.
Dün dışarı çıkmıştım peşimden atlı koşturuyormuş gibi hızlı yürüyebildim gerçekten dün ve öncesi arasında çok ciddi fark varmış bunu gördüm.Bünyem çok fazlaca kansız kalmış sanırım.Demir eksikliği vejeteryan beslenenlerde daha kolay ortaya çıkıyormuş ben vejeteryan diilim ama ona çok yakınım.Neyseki demir hapıyla enerji alıyorum :)
Ben sabahları kalkar kalkmaz kahvaltı ediyorum çünkü ben uyurken annem kahvaltıyı hazırlamış uyan die sesleniyor oluyor ve uyanıp hemen kahvaltı ediyorum.Tiroid hapını kahvaltıdan en az yarım saat önce içmem gerekiyormuş bu nedenle saatimi kurup yatıyorum hapı içip tekrar yatıyorum bu düzene kısa zamanda alışırım heralde.Demir hapındaki tek sıkntımda ilacın etkisini azaltmaması için süt ve süt ürünleri,çay gibi şeyleri daha dikkatli kullanmak gerekiyor sanırım o nedenle akşam yemeklerinde çok sevdiğim yoğurda biraz mesafe koyucam kahvaltıda peynir filanda sanırım.Böle işte bu yaşam şekline alışıcam :)
Gönül isterdiki bedenim kendiliğinden enerjik olsun ama dışardan ilaç takviyesi uzun bir süre şart.Olsun ya ben dünden beri kendimi temel reis gibi güçlü hissediyorum bu durum evdeki işlere de yansıdı temizlik yaptım keyifle.Şimdilik memnun ve mutluyum :)
Etiketler:
~Kalemimden Düşenler
12 Mart 2012 Pazartesi
Yorgunum :(
Bikaç yıldır aklımdaydı bazı şikayetlerden dolayı birgün kalp, böbrek ve ciğerlerimi doktora gösterme fikri.
Bugün şeytanın bacağını kırdım ve tamamen kontrol amaçlı bişi varsa bileyim diyerek-ki bugüne kadar bi bok çıkacağını çok iyi bildiğimden korkuma gitmiyordum-kardiyolojiye gittim.
Şikayet olarak 10 dk'lık bir mesafe bile yürüsem yorulduğumu, nefes nefese kaldığımı, merdiven çıkarken de aynı şeylerin olduğunu, kronik bademcik problemim olduğu ve sık tekrarladığı için kalbe vurmuş olmasından şüphelendiğimi bir de yağlarla aram çok iyi olduğu için damar tıkanıklığı şüphelerim olduğunu belirttim.
Kan, idrar testi ve ilk defa tanıştığım eko,ekg gibi işlemlerden sonra sonuçlar çıktı. Bedenime hayırlı uğurlu olsun tiroid hastası olduğumu öğrendim. Demir eksikliği ve kalp kapakçığında yağlanma da cabası :(
Benim zaten geberik bir bünyem var kronik rahatsızlıklarım bana yetip artıyorken..(kronik tonsillit rahatsızlığı bademcik ameliyatından sonra farenjit olarak devam ediyor, reflü çıktı ama şükür ondan pek şikayetim çıkmıyor, bir de tiroid çıktı bakalım her gün daimi olarak bir hap kullanıcakmışım 6 ay gibi sürede kan değerlerini ölçtürüp hapın miligramında artma ya da azalma olabiliyomuş ama tamamen haptan nasıl kurtulunur yada kurtulunuyo mu bi bakayım başka doktorlara da gideyim)
Benim ablamda guatr(haşimato) var ondan biliyordum ama insan kendi bünyesinde olmayınca hastalıkla çok fazla ilgilenmiyor ve bilgi sahibi olmuyor ben şimdi netten bu hastalık hakkında bilgi edinicem detaylıca.
Şimdi daha iyi anlıyorum temizlik yaparken sadece bir odayı süpürünce sanki bütün evi parıldatmışım gibi neden yorulduğumu, hiç bi iş yapmasam bile üzerimden kamyon geçmiş gibi bitkin düştüğümü, neden bu kadar tahammülsüz olduğumu ve beni sinir eden birini gebertmek istediğimi, bu kadar sinirli olduğumu.. hepsi bu tiroid hormonunun yüzündemiş valla benim bi suçum yok :)
Yok ya ben hissediyorum zaten fazla yaşamam ben;genç yaşta şeker hastalığı da çıkıcak bigün buna da meyilliyim şeker ardından böbrekler iflas eder diyaliz filan derken ölür giderim yok ben evlenmiyim en güzeli kocam karısız çocuklarım da annesiz kalmasın :)
Bugün şeytanın bacağını kırdım ve tamamen kontrol amaçlı bişi varsa bileyim diyerek-ki bugüne kadar bi bok çıkacağını çok iyi bildiğimden korkuma gitmiyordum-kardiyolojiye gittim.
Şikayet olarak 10 dk'lık bir mesafe bile yürüsem yorulduğumu, nefes nefese kaldığımı, merdiven çıkarken de aynı şeylerin olduğunu, kronik bademcik problemim olduğu ve sık tekrarladığı için kalbe vurmuş olmasından şüphelendiğimi bir de yağlarla aram çok iyi olduğu için damar tıkanıklığı şüphelerim olduğunu belirttim.
Kan, idrar testi ve ilk defa tanıştığım eko,ekg gibi işlemlerden sonra sonuçlar çıktı. Bedenime hayırlı uğurlu olsun tiroid hastası olduğumu öğrendim. Demir eksikliği ve kalp kapakçığında yağlanma da cabası :(
Benim zaten geberik bir bünyem var kronik rahatsızlıklarım bana yetip artıyorken..(kronik tonsillit rahatsızlığı bademcik ameliyatından sonra farenjit olarak devam ediyor, reflü çıktı ama şükür ondan pek şikayetim çıkmıyor, bir de tiroid çıktı bakalım her gün daimi olarak bir hap kullanıcakmışım 6 ay gibi sürede kan değerlerini ölçtürüp hapın miligramında artma ya da azalma olabiliyomuş ama tamamen haptan nasıl kurtulunur yada kurtulunuyo mu bi bakayım başka doktorlara da gideyim)
Benim ablamda guatr(haşimato) var ondan biliyordum ama insan kendi bünyesinde olmayınca hastalıkla çok fazla ilgilenmiyor ve bilgi sahibi olmuyor ben şimdi netten bu hastalık hakkında bilgi edinicem detaylıca.
Şimdi daha iyi anlıyorum temizlik yaparken sadece bir odayı süpürünce sanki bütün evi parıldatmışım gibi neden yorulduğumu, hiç bi iş yapmasam bile üzerimden kamyon geçmiş gibi bitkin düştüğümü, neden bu kadar tahammülsüz olduğumu ve beni sinir eden birini gebertmek istediğimi, bu kadar sinirli olduğumu.. hepsi bu tiroid hormonunun yüzündemiş valla benim bi suçum yok :)
Yok ya ben hissediyorum zaten fazla yaşamam ben;genç yaşta şeker hastalığı da çıkıcak bigün buna da meyilliyim şeker ardından böbrekler iflas eder diyaliz filan derken ölür giderim yok ben evlenmiyim en güzeli kocam karısız çocuklarım da annesiz kalmasın :)
Etiketler:
~Kalemimden Düşenler
27 Şubat 2012 Pazartesi
Gereği düşünüldü yaz kızım :)
Karar:Kızım kaç yıldır bu sınava giriyorsun olmuyor işte uğraşıp durma.Hem sen diilmiydin sayısal mezunu olmana rağmen en ufağından bir hemşire,örtmen mühendis,toktor,eczacı olma hakkına sahip olduğun halde ben evkızı olucam evlenicem yemek tatlı yapıcam kocamı beklicem diyen salak.Ben evcimenim ben kariyer yapmak istemiyorum hiç işim olmaz diyen de sendin.Ne bu tantanalar şimdi.Sen yolunu çizdin hayat evet ağzına sıçtı seni buna pişman etti manevi olarak.Karşına çıkan her erkek sen çalışmıyorsun die seni istemedi çalış dedi.Yıllar sonra bir de işin içine maddi pişmanlıkta girdi.Zevkin çok şukela çeyizine herşeyin alasını almak istiyorsun ee kızım beğendiklerin çok pahalı.Beğendiğin bir yatak odası takımı tepe home da 12 milyar mesela.Ama anne baban sana ancak 2 milyara bir takım alabilir sen evlenirken.Kaldı ki sen onlara yük almak istemiyorsun.Üstelik para kazanmanın nasıl bir duygu olduğunu da öğrendin tadını aldın bunun istiyorsunki çeyizdeki her şeyi kendin alasın.
Bu yaştan sonra bi baltaya sap olmaya uğraşıyorsun ama biraz daha sabret çalışma evimin kadını ol diyen bir zengin koca bulucaksın kızım sen evinde oturmaya devam et :) bu yüzden Allah sana bir iş kapısı bile açmıyor kızım sen mesleğini seçmişin zaten o yolda ilerlemene bak.Yap kekini böreğini bak keyfine :) Allah büyüktür.Üzülme beğendiğin şeyleri alamıyorsun çeyizine die ne kadar iç geçirsende nefsine hakim olmayı ve aldığın çok ufak bişiye bile şükretmeyi biliyorsun.Üzülme belki tepe homelara gelin gidersin :D
not:)benim evlenmem için bana dua edenler hayırlısını diledikten sonra lütfen tepe homelara ikealara gelin gidesin inşallah die dua etsin tamammı :D
Hey Allah'ım yarabbim ya gülme krizine girdim ben yine.Bunları yazmak gibi bir niyetim yoktu sadece sınavın olmadığını haber vericektim. Bugüne kadar sustum çünkü sınavı kazanamadığımı öğrendiğim gün benim için bu mesele kapandı.Ben duygudurumu çok değişken biriyim.Bişi benim için çok önemliyken bir anda benim bile anlayamadığım bi şekilde hiç bir önem teşkil etmeyebiliyor bazen(bknz:ikizler burcu olmamın kıpraşımları) :)
Sınav hazırlık sürecinde kafanızı ağrıttım sonuçtan haberdar etmemek yakışmazdı :D
Tamam biraz ayıp ettim geç haber verdim ama ablama bile çok geç hbaer verdim yani.
Neticeyi öğrendiğim gün ablamlara gitmiştik akşam.Eniştem hoşgeldinden sonra sınav açıklandı mı dedi,evet ya olmadı dedim ee ablan daha açıklanmadığını söyledi ya dedi eniştem.Ben zaten daha ona da haber vermedim dedim haha :D ki ben günde 10 defa ablası ile tel görüşmesi yapan biriyim düşünün yani.Neyse işte sınav sonucu olumsuz ama ben seneye girme koşullarını taşırsam yine giricem bu sınava :D
haydin iyi geceler yesin sizi böceler :)
Bu yaştan sonra bi baltaya sap olmaya uğraşıyorsun ama biraz daha sabret çalışma evimin kadını ol diyen bir zengin koca bulucaksın kızım sen evinde oturmaya devam et :) bu yüzden Allah sana bir iş kapısı bile açmıyor kızım sen mesleğini seçmişin zaten o yolda ilerlemene bak.Yap kekini böreğini bak keyfine :) Allah büyüktür.Üzülme beğendiğin şeyleri alamıyorsun çeyizine die ne kadar iç geçirsende nefsine hakim olmayı ve aldığın çok ufak bişiye bile şükretmeyi biliyorsun.Üzülme belki tepe homelara gelin gidersin :D
not:)benim evlenmem için bana dua edenler hayırlısını diledikten sonra lütfen tepe homelara ikealara gelin gidesin inşallah die dua etsin tamammı :D
Hey Allah'ım yarabbim ya gülme krizine girdim ben yine.Bunları yazmak gibi bir niyetim yoktu sadece sınavın olmadığını haber vericektim. Bugüne kadar sustum çünkü sınavı kazanamadığımı öğrendiğim gün benim için bu mesele kapandı.Ben duygudurumu çok değişken biriyim.Bişi benim için çok önemliyken bir anda benim bile anlayamadığım bi şekilde hiç bir önem teşkil etmeyebiliyor bazen(bknz:ikizler burcu olmamın kıpraşımları) :)
Sınav hazırlık sürecinde kafanızı ağrıttım sonuçtan haberdar etmemek yakışmazdı :D
Tamam biraz ayıp ettim geç haber verdim ama ablama bile çok geç hbaer verdim yani.
Neticeyi öğrendiğim gün ablamlara gitmiştik akşam.Eniştem hoşgeldinden sonra sınav açıklandı mı dedi,evet ya olmadı dedim ee ablan daha açıklanmadığını söyledi ya dedi eniştem.Ben zaten daha ona da haber vermedim dedim haha :D ki ben günde 10 defa ablası ile tel görüşmesi yapan biriyim düşünün yani.Neyse işte sınav sonucu olumsuz ama ben seneye girme koşullarını taşırsam yine giricem bu sınava :D
haydin iyi geceler yesin sizi böceler :)
Etiketler:
~Kalemimden Düşenler
20 Şubat 2012 Pazartesi
Bekleyiş..
Hayatımı ve bloğumu eski haline döndürmeyi bekliyorum sabırsızlıkla.Şu sınavlı postlardan sıkıldım ben ama birileriyle dertleşmem gerekiyor gerçekten sıkıntılı bir süreç.Hayır yani nolucaksa olsun artık.
Dünkü sınavım cumartesi günküne göre daha güzel geçti.90 kelimeyi geçtim fakat yanlışlarım da vardı onlar elenince ortaya kaç doğru kelime kalıcak ben de bilmiyorum.Sevinsem mi üzülsem mi duygusuz ruhsuz bir haldeyim.
Üstelik bu klavye sınavını geçmişsem eğer önümüzdeki pazar sözlü mülakat var.Bunun içinde hazırlık ve koşturmaca içine giricem iki ayağım bi pabuca giricek yani.Neticeyi hemen öğrenmek istiyorum bu nedenle.Daha önce biraz inkilap tarihi çalışmıştım ki daha çalışmam gereken şeyler var eğer geçmişsem bu çalışmalara devam ediyor olmam lazım.Adliyeye gidip sabıka kaydı güvenlik araştırması formu gibi bi takım belgeleri hazır etmem lazım.Sözlü mülakatta memur gibi giyinmek gerekiyor ve benim gardrobumda adamakıllı bir kumaş pantolon ve gömlek yok o tarz giyinmediğim için.Gidip birde alışveriş yapmam lazım.Dünkü sınav sonucu açıklansın artık kurbanlık koyun gibi bekliyorum yaa.Olmazsa tamam dicem olmadı kafam huzura erecek ama olmuşsa eğer 2-3 gün içinde ders mi çalışayım alışveriş mi yapayım adliyeye mi koşayım napayım bilmiyorum.
Dünkü sınavım cumartesi günküne göre daha güzel geçti.90 kelimeyi geçtim fakat yanlışlarım da vardı onlar elenince ortaya kaç doğru kelime kalıcak ben de bilmiyorum.Sevinsem mi üzülsem mi duygusuz ruhsuz bir haldeyim.
Üstelik bu klavye sınavını geçmişsem eğer önümüzdeki pazar sözlü mülakat var.Bunun içinde hazırlık ve koşturmaca içine giricem iki ayağım bi pabuca giricek yani.Neticeyi hemen öğrenmek istiyorum bu nedenle.Daha önce biraz inkilap tarihi çalışmıştım ki daha çalışmam gereken şeyler var eğer geçmişsem bu çalışmalara devam ediyor olmam lazım.Adliyeye gidip sabıka kaydı güvenlik araştırması formu gibi bi takım belgeleri hazır etmem lazım.Sözlü mülakatta memur gibi giyinmek gerekiyor ve benim gardrobumda adamakıllı bir kumaş pantolon ve gömlek yok o tarz giyinmediğim için.Gidip birde alışveriş yapmam lazım.Dünkü sınav sonucu açıklansın artık kurbanlık koyun gibi bekliyorum yaa.Olmazsa tamam dicem olmadı kafam huzura erecek ama olmuşsa eğer 2-3 gün içinde ders mi çalışayım alışveriş mi yapayım adliyeye mi koşayım napayım bilmiyorum.
Etiketler:
~Kalemimden Düşenler
18 Şubat 2012 Cumartesi
Yine bi cacık olmadı
Sınavdan çıktım geldim :)
Bu post hem sınavımın nasıl geçtiğine dair blog arkadaşlarıma haber verme ama en önemlisi de netten bu işi araştıranlara bilgilendirme olsun.
75 kelime filan ile elenicem sonuçlar 2-3 güne kadar açıklanır ama neticenin bu olacağından eminim.
Yarın yine sınav var ama onunda bu ayarda geçeceğinden eminim :)
Başarısızlığı kendim dışında başka yerlerde aramam hiçbizaman tabiki yazamadım ve elendim ama şöle bir durum vardı bu sene.
Bundan önceki yıllarda İzmir adliyesindeki komisyon noktalama,büyük küçük harf aramıyordu.Üstelik uygulama sınavını geçsek sözlü mülakatta kiminle nasıl tavırlarla ve nasıl sorularla karşılaşacağımızı az çok biliyordum.Hatta eski komisyon çok babacan tavırlı güleryüzlü insanlardan oluşuyordu eski izmir cumhuriyet başsavcısı ve adalet komisyonu başkanından bahsediyorum..Bu da insanın stresini azaltan bir durumdur.Uygulamada noktalamaya dikkat edilmemesi ise ter dökenler için çok keyifli bir durumdu işimiz daha kolaydı :)
Birkaç gün önce izmir adliyesinin web sitesine bir bakayım dedim duyuru var mı ne görsem iyi :) tayinler dolayısı ile izmir başsavcısı ve diğer komisyon üyeleri değişmiş :S diyarbakırdaki sayın başsavcı izmire tayin olmuş.Dur dedim yeni savcı kimdir nerelidir ön araştırma yapalım.Nette bitakım haberler okudum dolayısı ile biraz korktum eskisi gibi rahat değildim.üstelik yanılmıyorsam hani bizim bloglara yasak getiren ve biz blog alemini isyan ettiren duruma imza atan kişiydi yeni savcımız :)
hatırlarsanız yasak diyarbakır cumhuriyet başsavcılığındandı ben öle hatırlıyorum.Yani bize yasak getiren şahsı bugün yakınen gördüm kendisi de babacan tavırlıydı ve sınavdan önce -bugüne kadar rastlamadığım bir durumdu- çok disiplinli biri olduğu için 40 kişilik gruplara aynı şeyi defalarca tekrarladı sınavda şöle yapın böle yapın bana sormak istediğiniz bişi var mı diyecek kadar yakın davrandı ve noktalamaya dikkat edin uyanlıklık yapmayın büyük küçük harf nokta virgül hepsini istiyorum dedi.
Bu izmir adliyesinde girenleri baştan eleyici bir durumdu çünkü biz izmirliler daha önceki komisyonun rahatlığına güvenip ona alıştığımız için noktalamasız çalışma yapmıştık.Savcının değiştiğinden de herkesin yeni habberi olmuştur zaten.Ben daha bi kaç gün önce öğrendim ve forumlarda diyarbakırdan girenlerin noktalamaya çok önem veriyor izmirliler bu şekilde çalışsın die uyarılarda bulunduğunu okumuştum hakkaten de öyle oldu.
Ekmek artık aslanın midesinde filan dil sanırım boşaltım sistemine geçti işler daha da zorlaştı. Başarısızlığımı buna bağlamıyorum ben ama İzmir adliyesinde sınava girecek olanlar noktalamaya büyük küçük harfe dikkat ederek çalışsınlar çünkü yeni komisyon böle istiyor.Ve yeni savcımız hakkaten daha zor birisi :)sözlü mülakatında çok sert geçeceğine eminim iyi çalışın(sanki ben sınava girmiyom) yani ben de çalışayım tabi hep birlikte çalışalım işte :D
Bu arada Kocaelinde sınava girenler bizim savcı size gelmiş şanslısınız kıymet bilin sevinin yani :)
Bu post hem sınavımın nasıl geçtiğine dair blog arkadaşlarıma haber verme ama en önemlisi de netten bu işi araştıranlara bilgilendirme olsun.
75 kelime filan ile elenicem sonuçlar 2-3 güne kadar açıklanır ama neticenin bu olacağından eminim.
Yarın yine sınav var ama onunda bu ayarda geçeceğinden eminim :)
Başarısızlığı kendim dışında başka yerlerde aramam hiçbizaman tabiki yazamadım ve elendim ama şöle bir durum vardı bu sene.
Bundan önceki yıllarda İzmir adliyesindeki komisyon noktalama,büyük küçük harf aramıyordu.Üstelik uygulama sınavını geçsek sözlü mülakatta kiminle nasıl tavırlarla ve nasıl sorularla karşılaşacağımızı az çok biliyordum.Hatta eski komisyon çok babacan tavırlı güleryüzlü insanlardan oluşuyordu eski izmir cumhuriyet başsavcısı ve adalet komisyonu başkanından bahsediyorum..Bu da insanın stresini azaltan bir durumdur.Uygulamada noktalamaya dikkat edilmemesi ise ter dökenler için çok keyifli bir durumdu işimiz daha kolaydı :)
Birkaç gün önce izmir adliyesinin web sitesine bir bakayım dedim duyuru var mı ne görsem iyi :) tayinler dolayısı ile izmir başsavcısı ve diğer komisyon üyeleri değişmiş :S diyarbakırdaki sayın başsavcı izmire tayin olmuş.Dur dedim yeni savcı kimdir nerelidir ön araştırma yapalım.Nette bitakım haberler okudum dolayısı ile biraz korktum eskisi gibi rahat değildim.üstelik yanılmıyorsam hani bizim bloglara yasak getiren ve biz blog alemini isyan ettiren duruma imza atan kişiydi yeni savcımız :)
hatırlarsanız yasak diyarbakır cumhuriyet başsavcılığındandı ben öle hatırlıyorum.Yani bize yasak getiren şahsı bugün yakınen gördüm kendisi de babacan tavırlıydı ve sınavdan önce -bugüne kadar rastlamadığım bir durumdu- çok disiplinli biri olduğu için 40 kişilik gruplara aynı şeyi defalarca tekrarladı sınavda şöle yapın böle yapın bana sormak istediğiniz bişi var mı diyecek kadar yakın davrandı ve noktalamaya dikkat edin uyanlıklık yapmayın büyük küçük harf nokta virgül hepsini istiyorum dedi.
Bu izmir adliyesinde girenleri baştan eleyici bir durumdu çünkü biz izmirliler daha önceki komisyonun rahatlığına güvenip ona alıştığımız için noktalamasız çalışma yapmıştık.Savcının değiştiğinden de herkesin yeni habberi olmuştur zaten.Ben daha bi kaç gün önce öğrendim ve forumlarda diyarbakırdan girenlerin noktalamaya çok önem veriyor izmirliler bu şekilde çalışsın die uyarılarda bulunduğunu okumuştum hakkaten de öyle oldu.
Ekmek artık aslanın midesinde filan dil sanırım boşaltım sistemine geçti işler daha da zorlaştı. Başarısızlığımı buna bağlamıyorum ben ama İzmir adliyesinde sınava girecek olanlar noktalamaya büyük küçük harfe dikkat ederek çalışsınlar çünkü yeni komisyon böle istiyor.Ve yeni savcımız hakkaten daha zor birisi :)sözlü mülakatında çok sert geçeceğine eminim iyi çalışın(sanki ben sınava girmiyom) yani ben de çalışayım tabi hep birlikte çalışalım işte :D
Bu arada Kocaelinde sınava girenler bizim savcı size gelmiş şanslısınız kıymet bilin sevinin yani :)
Etiketler:
~Kalemimden Düşenler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








